CHP, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde “Kürt Konferansı” düzenledi. Konferansın resmi başlığı, “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” ancak içerik Kürtçülük.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konferansın açılış konuşmasında, konferans fikrinin tutuklu Resul Emrah Gürpınar’dan çıktığını ileri sürdü. Sonra da CHP’nin “bilim kurulu”nda yer alan Mazlum-Der kökenli Emine Uçak Erdoğan’a teşekkür etti. Emine Uçak, aynı zamanda meşhur muhaberatçı Ruşen Çakır’ın AKP torpilli fondaş medyasında program yapıyor.
Bu yüzden kimse bize Resul rica etti biz de kırmadık, Kürt konferansı düzenledik masalı anlatmasın. Bu konferans, Suriye’deki son gelişmelerden sonra aksayan AKP-MHP-PKK (DEM) ittifakını yeniden sağlamlaştırmak için, CHP’ye sipariş edilmiş bir toplantı. Yani rica edenin MİT Müsteşarı İbrahim Kalın’ın olma ihtimali daha yüksek.
Özgür Özel, yazın iki kez MİT Müsteşarı İbrahim Kalın ile görüştü. Bunu açılım için bilgi almak bahanesiyle açıkladı. Bir kere ana muhalefet partisinin liderinin “Saray Rejimi” diye suçladığı iktidarın MİT’çi başıyla görüşmesi utanç vericidir.
Siyasi partileri MİT Müsteşarı nasıl ziyaret edebilir? Eskiden bu işi gizlice yaparlardı, artık açıkça yapıyorlar.
Özgür Özel’in bu ziyaretlerden hemen sonra “katılmayacağız” dediği, illegal AKP-PKK meclis komisyonuna katılacaklarını ilan etmesi de utanç vericidir!
Başka ne utanç vericidir?
İbrahim Kalın ziyaretlerinden hemen sonra Özel’in “TikTok Reis Hakan”, “Hakan Fidan sen kendini veliaht mı sandın?” diye ne idüğü belirsiz bir kampanya başlatması da utanç vericidir. Özgür Özel’in Hakan-İbrahim-Bilal arasındaki AKP içi rekabete, Tayyip sonrası taht kavgaları için kendini araçsallaştırması da utanç vericidir.
Biz AKP rejimine karşıyız. AKP rejimi yıkılmalı diyoruz. Özgür Özel, sana ne Hakan mı olacak Bilal mi olacak taht varisi?! Bu mu senin düzeyin?
Bu CHP’nin bu Kürt Konferansı ise rezilliktir ötesi rezilliktir! Belli ki yine İbrahim Kalın rica (!) etmiş ve CHP görev bellemiş.
Özgür Özel, kendisi Kürtçü bir çizgide, bu yüzden “yo biz kendimiz istedik” diyebilir. O zaman Özgür Bey size soruyorum:
4 panel başlığı var. Bu panellerde herkes konuşmuş. DEM’li var, Yeniden Refahçı var, Yeni Yolcu var, Barzanici var, MHP’li Feti bile var! Ama tek bir CHP’li konuşmacı yok. Bu nasıl CHP konferansı?
Dahası panellerde konuşan, bir önceki AKPKK Açılımı’ndan kalma Akil Adam, akademisyen sıfatlı kişilere bakıyoruz. Hepsi MİT elemanı, kuryesi veya KCK gibi Barış Akademisi gibi davalardan MİT torpili ile, Cevat Abilerinin ricaları ile beraat etmiş tipler!
Siz kimi kandırıyorsunuz? Bu konferansın o çokça dile getirdiğiniz “30 milyon Kürt var, onlardan oy almalıyız” söylemiyle de hiçbir ilişkisi yok. Konferanstaki herkes yılların AKP’lisi, PKK’lısı, Atatürk düşmanı tarikatçısı… Bunların CHP için oy istemeyecekleri belli. Zaten DEM’de görevli kişiler. Haftanın her günü Bahçeli ile Apo’nun huzuruna çıkan kuryeler.
Hele bir isim var ki Ahmet Şık! Yılların polis muh(a)biri! MİT kuryesi Sırrı ölünce, MİT elemanlığına terfi eden ve yeniden gözde olan Atatürk düşmanı, etnik faşist! Onun yanına da MHP’li Feti’yi yazmışlar. Hani şu bebek katili Apo’yu ilk gören 3 vekilden en heveslisi. Ağzını her açtığında CHP’ye ve muhaliflere hakaret ve tehdit yağdıran kişi.
Böylesi biri neden CHP konferansına çağrılır? Çünkü Apo, Feti’yi çok seviyor. Feti de Apo’yu. Katılımcı listesini de belli ki İbrahim hazırlıyor.
“Toplumsal Barış”a bak sen! Herkes Saraycıların ve PKK’lıların tehditlerine boyun eğer, kimse sesini çıkarmazsa, bu da bir tür “barıştır” değil mi Özgür Bey?
Özgür Özel ve CHP’yi uyarıyoruz. Ne yaparsanız yapın… Ama Atatürk’ün sözlerini kirletmeye çalışmayın. Bu aralar CHP Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüne kafayı taktı. Bunu her Kürtçü etkinliklerinde kullanıyorlar. Yani kasıtları şu; “Atatürk de yurtta barış istedi. Türkiye’de de iç barış için PKK ile barış yapmamız lâzım.”
AKP-MHP söylemini papağan gibi tekrarlayabilirsiniz. Ama Atatürk’ü alet edemezsiniz. Atatürk sizin dediğiniz gibi bir barış isteseydi, Sevr’i kabul ederdi, “Ya İstiklâl Ya Ölüm” demezdi. “Mazlumlar zalimleri bir gün mutlaka mahv-ı perişan edecektir” sözüyle değil Türkiye’de, tüm dünyada emperyalizme savaş ilan eden bir devrimciyi, kendiniz gibi PKK’nın ve MİT’in güttüğü barış kelebeği gibi resmedemezsiniz.
CHP’nin son konferansında birinci panelin başlığı yine aynı: “Yurtta Barış Dünyada Barış.” Peki, konuşmacılar kim?
Kürt şovenisti sözde sosyolog Mesut Yeğen. Yeminli Cumhuriyet düşmanı Kürtçü-İslamcı İHH temsilcisi Hüseyin Oruç. Kendine çatışma çözme uzmanı diyen akademi kürsüsü ağası başka bir Kürtçü Esra Çuhadar. İngiliz emperyalizminin çok resmi, biraz yarı resmi düşünce kuruluşu Chatham House’tan Galip Dalay ve AKP-MHP ortağı DEM’den Mithat Sancar.
Yani Atatürk’e hayatı boyunca hakaret etmiş Kürt faşistleri, Cumhuriyet düşmanlığında rekorlar kırmış şeriatçılar ve İngiliz emperyalizminin paralı “düşünce insanlarına” Atatürk’ün “yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü yorumlatıyor Özgür Özel. Deli Kadir ölmeseydi, onu da çağırırdı.
Daha önce de Tunç Soyer aynısını yaptı. “100 yıl sonra İzmir İktisat Kongresi’ni tekrarlayacağım” dedi. Orada da “Yurtta Barış, Cihanda Barış” diye bir oturum açtılar. Bu sefer MİT kuryesi, fanatik Atatürk düşmanı, Apo yalakası Sırrı Süreyya’yı konuşturdular. İğrenç gevşek ağzıyla Atatürk ile dalga geçti. Atatürk’ün bu sözü insanları kandırmak için kullandığını ileri sürdü.
CHP neden bu alçaklığı sürekli yapıyor? Atatürk’ün sözünü neden Atatürk düşmanlarının ağzında meze yapıyor?
Neden “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözünü Kürtçü bir slogana çevirmeye çalışıyor? Neden Atatürk’e hakaret etmeleri için Kürt faşistlerine ve dinci faşistlere platform sunuyor?
Bir de Güney Afrika’dan uzman (!) çağırmışlar konferansa. Teröristbaşı Apo kendini Mandela ile eşit görüyor ya… Güney Afrika’da nasıl barış olduysa, Türkiye ders alacakmış?
CHP de mi böyle düşünüyor? Türkler ırkçı beyaz azınlık, Kürtler ezilen siyah çoğunluk mu size göre Özgür Bey!
Özgür Özel, konferansın açılışında çok kötü bir konuşma yaptı. 5 ay önce Malazgirt yıldönümünde önce AKP lideri RTE “Türk, Kürt ve Arap bir ve beraber olduğumuzda” büyük başarılara imza atarız, dediğinde Özgür Özel güya çok sert tepki göstermişti. Ulus devlet yıpratılamaz, demişti.
Aradan 5 ay geçti, Özgür Özel her yeri “Türk, Kürt, Arap” kalıplarıyla bezenmiş bir konuşma yaptı. Bu kadar mı kolay ayar alıyorsun?
“Özgür, normalleşme de” deyince normalleş. “Özgür, sarı kart göster” deyince sarı kart göster.
“Özgür, Kıbrıs otelleri meselesine pek girme, bir daha da yumruk yeme”, “Özgür, miting yap gaz al”…
Şimdi de “ya Özgür bir tane Kürt Konferansı yapsana. AKP yapsa yapamaz. MHP zaten anlamaz bu işlerden. Siz yapın ama CHP’li kimse konuşmasın. Gerek yok. AKP-MHP-DEM kim varsa orada toplansın. Şu gerilen ilişkileri yumuşatsın” mı dedi birileri?
Özgür Özel! AKP-PKK-MHP’nin açılımının derdi seni niye gerdi?

