No Result
View All Result

Cumhuriyet’in ışığı ya da tiranların kızgın ateşi

Mutlu YILMAZ by Mutlu YILMAZ
29 Ekim 2025
in GÜNLÜK
0
Cumhuriyet’in ışığı ya da tiranların kızgın ateşi

Cumhuriyet’in 102. yılını idrak etmekte olduğumuz şu günde gasp rejiminin çevirdiği numaraları hepiniz görüyorsunuz. Bunlar elbette kabul edilebilir şeyler değil fakat üzerlerindeki ezikliği yıllardır bir türlü atamamış ve son derece de ihtiraslı bu oluşumun ağzına kadar dolu suç bagajları göz önüne alındığında gayet anlaşılır.

Buradaki altın kural şudur:

“Faşizan rejimlerle hiçbir şekilde bir uzlaşı noktası aranmamalıdır.”

En ufak bir yakınlaşmada gösterilen iyi niyeti bile nasıl suiistimal ettikleri defaatle tecrübe edildi. Bu saatten sonra en doğru yaklaşım, onları tamamen yalnızlaştırıp daha büyük hatalar yapmaya zorlamaktır. Halk desteği her geçen zaman daha da düşmekte olan bu kokuşmuş yapıyla kim ya da kimler yakınlaşmaya çalışıyorsa, bilsin ki halka umut olabilmeleri söz konusu değildir.

Belediyeler üzerinden sürmekte olan ve inandırıcılıktan uzak operasyonlar, halkın seçtiklerine reva gördükleri muamele; dahası görevden alınanların yerlerine yapılan seçimlerde yaşanan kepazelikler, adam devşirmeler, açık-kapalı tehditler ve medya kuruluşlarına çökmeler olayları biraz takip edebilen ve gözlemleyebilenler açısından artık son derece iğrenç bir hal almaya başlamıştır.

Çok açıktır ki, dış desteğe bağlı bir şekilde ve şu gün itibariyle azınlık oldukları halde salt çoğunlukçu bir kafayla iktidar inadından vazgeçmeyenler için sonuç mutlak bir yenilgi olacaktır. Bunun aksi düşünülemez. Ancak sürecin ne kadar uzayacağı birden çok parametreye bağlı. Elbette Cumhuriyet’i, bilhassa Türk inkılâbını tüm vasıfları ile benimseyenler için bu oldukça tuhaftır ancak demokrasiden ne anlaşıldığına bağlı olarak insan bambaşka yerlere de savrulabiliyor. Nitekim, demokrasiyi bir tramvay, yaşadığı ülkeyi Darü’l Harp olarak görenler bugünkü savrulmanın ve devlet idaresindeki yozlaşmanın önünü açmış oldular.

Sapkın inançlar ve ideolojik bağnazlık temelinde şekillenen siyasi oluşumları düzeltebilmek kolay değildir. Aradan yıllar da geçse asıllarına rücû ederler. O nedenle yapabilecekleri hususunda özel olarak dikkatli olmakta yarar var çünkü bunlar sınır tanımazlar. İlkesel bir duruş da sergileyemezler zira öncelikli motivasyonları iktidardır.

İşin ilginç tarafı, Türkiye özelinde konjonktürel bir destek de mevcut. Son dönemde tüm dünyada baskıcı otoriter rejimler/idareler prim yapmakta buna mukabil demokratik teamüllere uygun hareket eden idareler ciddi sorunlar yaşamaktadır. Ancak hiç kuşkunuz olmasın bu dönem de atlatılacaktır.

Rejimin saldırıları sürmekteyken kendi içlerindeki dizayn çalışmaları dikkatlerden kaçmıyor. Kendi aralarındaki geçişi ne ölçüde başarıp başaramayacakları rejimin geleceği hususunda bir gösterge olabilir…

Damatlardan kim öne çıkacak?

TikTok yakışıklısı karizmatik bakan kendisine yöneltilen son saldırıları savuşturabilecek mi?

Ve son kertede Kartal İmam Hatip lobisi yani esas oğlan son sözü söyleyebilecek mi?

Bunlar henüz net değil.

Fakat gerçek anlamda bir cumhuriyeti esastan sakatlayacak her türlü arıza son yıllarda Türkiye’de fazlasıyla görülmektedir. Oysa cumhuriyet erdemli insanların bir rejimdir ve ona güç veren ayrıca bir ruh vardır. Sevinçte ve tasada bir olunamazsa nasıl bir milli birlikten yani cumhuriyetten bahsedilebilir ki?

Bir hükümet düşünün ki, memleket dahlinde cereyan eden en ufak bir olumlu gelişmeyi muhalefeti ve rekabet halinde olduğu için kendisinden önceki yönetimleri iğnelemek için kullansın; trollerinin ağzıyla onları ötekileştirsin ve sonra da “birlik beraberlik” beklesin. Mümkün değil!

Önceki Pazar KKTC’de seçimler yapılmıştı. Gerçekten iyi bir örnek görmek isteniyorsa oraya bakılması bile yeterli. Propaganda döneminde bazı aşırılıklar yaşanmış olsa da güzel bir devir teslim töreniyle iş tatlıya bağlandı. Halk bütünleşti, herkes kazandı. Öte yandan yeni cumhurbaşkanı Tufan Erhürman gayet olumlu bir başlangıç yaptı ve herkesin takdirini kazanıyor. İşte Cumhuriyet budur. Tam da merhum Denktaş’ın “Söyleyin onlara burası bir cumhuriyettir” dediği gibi.

Öyle görünüyor ki, Tufan Erhürman da önceki cumhurbaşkanı Ersin Tatar gibi son görev gününe kadar Türkiye ile eşgüdüm halinde çalışacak ve o bayrağı dik tutacak.

Pek tabii son iki yılda Orta Doğu’da oluşan yeni denge ve Doğu Akdeniz’de keşfedilen enerjinin nasıl pay edileceğine dair deniz yetki alanlarının belirlenmesi tartışmaları, Kıbrıs meselesine eklemlenerek yeni ve daha hassas bir jeopolitik ortaya çıkardı. Çözümsüz bir Kıbrıs orada öylece durduğu için kimse de bir adım atamıyor.

Vaziyetin oldukça kritik olduğu şu aşamada Tufan Erhürman için en büyük handikap Ankara’daki gasp rejiminin yirmi yıl önce olduğu gibi Kıbrıs’ta yeniden bir yanlışa düşme ihtimali. Maalesef böyle bir risk hep vardı, son gizli görüşmelerle daha da arttı. Gazetemiz yazarlarından sayın Ali Özsoy’un son yazısı bu konuda oldukça aydınlatıcı olmuştur; yanlış adım KKTC’den değil Ankara’dan beklenmeli. Rejimin geçmişte Mehmet Ali Talat’ı nasıl kullanıp attığını unutmayalım. O bakımdan Tufan Bey’in çok daha dikkatli olması, olası bir yanlışta müzakerelerin içeriğine hakim bir hukukçu olarak düzeltici rolde kalması gerekiyor.

Dönelim yine anavatana.

Evet, cumhuriyet ama nasıl bir cumhuriyet?

Daha dün devlet diye peydah olmuş Karadağ’ın bile vize koymaya kalktığı, parayla bayrağını satan, yurttaşlarının gümrük ve elçilik kapılarında aşağılandığı bir muz cumhuriyeti mi…?

Yoksa, onurlu halkının verdiği bir bağımsızlık savaşı neticesinde ilan edilebilmiş Türkiye Cumhuriyeti mi?

Samimiyetle üzerinde düşünmemiz gereken budur.

Cumhuriyet Bayramınızı kutlar, esenlikler dilerim.

Previous Post

Yedinci boyutun getirdikleri – 2

Next Post

Bir gün Cumhuriyet, bir hafta cadılar

Next Post
Bir gün Cumhuriyet, bir hafta cadılar

Bir gün Cumhuriyet, bir hafta cadılar

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.