No Result
View All Result

İmamoğlu’nun utandıran Le Monde mektubu

Ali ÖZSOY by Ali ÖZSOY
8 Ekim 2025
in GÜNLÜK
0
İmamoğlu’nun utandıran Le Monde mektubu

Ekrem İmamoğlu Fransız Le Monde gazetesine gönderdiği yazıda şu ifadeyi kullandı:

“Diplomama haksız şekilde el konulması hakkımdaki tek dava değil; hakkımda başka pek çok Kafkavari dava var: ‘Hakaret’, ‘yolsuzluk’, ‘terörizm’. Çünkü 2024’te İstanbul’daki belediye listelerime Kürt adaylar koymaya cesaret ettim. İşte mücadele ettiğimiz sistem bu.”

Ne bahaneyle olursa olsun. Bu ifadeler utanç vericidir; çünkü yalandır. Yalandan doğru siyaset çıkmaz.

Kürtler belediye başkanı veya belediye meclisi üyesi olamıyor muymuş? Ekrem İmamoğlu buna karşı çıktığı için mi tutuklanmış? Acaba meydana çıkan milyonlarca insanın derdi bu mu? Bundan haberi var mı?

İmamoğlu’nun danışmanları kim? Bence MİT’e çalışan, eskiden açık AKP’li olan, şimdi ise sinsice saraya çalışan “yetmez ama evet”çi liboşlar. Çünkü son derece demode ve artık komik kaçan jargonları İmamoğlu’nun ağzından “siyaset” diye dillendiriyorlar ve aslında onu küçük düşürüyorlar. Tayyip’in 90’lı yıllarda ve hatta iktidara geldikten sonraki taktiğinin işe yarayacağına, İmamoğlu’nu inandırmışlar. “Avrupalılar Kürtleri falan sever, onlardan bahset, desteklerini al” diyorlar.

Bu akılsız ve cahil “siyasi iletişim uzmanları”nın daha ilk günden İmamoğlu’nun beynine kazıdıkları bir tekerleme var: “Tıpkı Tayyip’in yaptığını yap, tıpkı onun gibi İstanbul’dan iktidara yürü!”

Ve İmamoğlu bu saçma pusulayı takip ede ede kendi siyasi geleceğini yok ediyor. Böyle bir aptallık olabilir mi? Tayyip ile aynı yoldan gidersen o zaten senin bir sonraki adımını tahmin eder. Tayyip bilmiyor mu sanki senin ne yapacağını?

İmamoğlu güya Kürtçülük yaparak siyasi rant kovalayacak, Tayyip gidiyor doğrudan PKK elebaşı Apo ile işi bitiriyor. İmamoğlu yine de akıllanmıyor. Sürekli Kürt mağduriyeti yaratıp, kendini de oraya bağlamaya çalışıyor.

Oysa bu sırada Kürt şovenizmin temsilcileri sarayda RTE’nin dizinin dibinde toplanmış. Tayyip-Apo-Bahçeli yeni bir koalisyon kurmuş. İmamoğlu ise başka bir masal anlatmaya kalkıyor. Fransızlar bile şaşırmıştır bu duruma.

Kürtler Türkiye’de temsil sorunu yaşamıyor. Tam tersine aşırı temsil ve etnik faşizm sorunu yaşıyoruz. TBMM’de RTE’nin etrafına toplananlara bir bakın. Hepsi Kürtçüydü. DEM veya AKP fark etmiyor. Meclise hangi partiden girmiş olursa olsun, Kürt şovenistleri Tayyip’e adeta peygambermiş gibi bakıyorlar. İmamoğlu’nun yazısının yayınlandığı gün DEM’liler, İmamoğlu’nu hapse attıran AKP liderinin etrafına dizilmiş, hayranlık ve muhabbet dolu jestlerle adeta raks eyliyorlardı.

CHP’nin içindeki Kürtçü MİT ajanlarının “siyasi akıl” diye bahsettikleri tüm argümanlar havada kalıyor. “Kim daha çok Kürtçülük yaparsa en çok onu severiz” diyen Avrupalı emperyalistler, Amerikan emperyalistleri ve Kürt şovenisti bir “seçmen kitlesi” varsa; bunlar elbette ki İmamoğlu’nun duygusal mektubunu değil; Tayyip ile Apo’nun zaten iktidarda olan müfrit Kürtçülüğünü yeğleyecektir.

Siyasi argümanları bir yana bırakalım. Bir de Türkiye’nin maddi gerçekliği var. Bu açıdan da İmamoğlu’nun Kürt iddiaları yanlıştır. İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’ne cumhurbaşkanı olacağım diyor ama ya bu ülkenin gerçeklerinden tamamen bihaber ya AKP’li gericiler gibi bilerek çarpıtıyor. Kürtlerin seçilme hakkı yok demek için bir insanın aklını peynir ekmek ile yemiş olması lazım. Bugün siyaset dâhil hayatın her alanında, Kürtler ayrımcılığa değil pozitif ayrımcılığa muhataptır.

Mesele etnik ayrımcılık ise TBMM, belediye başkanlığı, belediye meclisi dahil tüm rant alanlarında başta AKP olmak üzere tüm partilerde Kürt denen etnisitenin, demografisine oranla kat kat daha fazla koltuk edindiğini çocuklar bile biliyor.

Demografi anlamında güneydoğu ve doğu Karadeniz bölgelerinin TBMM, bürokrasi ve diğer siyasi-idari kurumlarda aşırı temsil sorunu artık bir kangrene dönüşmüştür. Bu aynı zamanda legal ve illegal iktisadi sektörlerde de böyledir. Türk insanı, toplumu ve ekonomisi artık çeteleşmeyi aşıp, bir milli güvenlik sorunu haline gelen oligarşik etnik örgütlemeden bıkmıştır. Doğulu – doğu Karadenizli bloğu illallah ettirmiştir. Hatta İmamoğlu bile bu bloktan büyük zarar görmüştür.

Kendi davasındaki itirafçılara bakarsa yine bu rant aşığı tipleri görebilir. Dosyadaki en büyük itirafçı Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesiyle 10 CHP’li belediye başkanının daha tutuklandığı gün, Aziz İhsan Aktaş’ın amca oğlu, Apo’nun İmralı’daki sağ kolu PKK’lı Veysi Aktaş tahliye edildi. İmamoğlu ihale verdiği DEM’li ve AKP’li Karadenizli oligarkların kurbanı oldu. Farkında değil mi? Bu kadar mı aymaz?

Türkiye’de faşizmin ana omurgasını oluşturan bu iki tip oligarşik sömürücünün iki karşı devrimci propagandası var: “Kürtler çok mağdur” ve “dindarlar çok mağdur.”

Bu yalandır. Türkiye’de bir “Kürt sorunu” veya “muhafazakarlık sorunu” yoktur. Tam tersine Türkiye’de Kürtçülük ve tarikatçılık sorunu vardır. Halk düşmanı azınlık faşizminin demokrasiyi yıkıp yerine etnik-dinci oligarşi kurma sorunu vardır.

İmamoğlu Kürt faşizminin referansıyla Avrupalı emperyalistlerden destek almayı umuyorsa çok ama çok yanılıyor. Kürt faşizminin bir örgütü ve kendi ifadeleriyle “önderliği” var. Onlar da ABD-İsrail emperyalizmi ve AKP faşizmi ile kesin bir birlik içindedir.

Avrupalı emperyalistler ise zaten RTE taraftarıdır. Yeter ki Türkiye, milyonlarca yasadışı göçmene kiralanan bir açık hava toplu kampı olarak kalmaya devam etsin. Ayrıca Fransız emperyalistleri çok bilinçli Kürtçülerdir. PKK’lılara sorarlar. Onlarda “yo biz AKP ile iyiyiz, sıkıntı yok” dedikleri an, “Kürtleri seçimlerde aday gösterdiğim için hapse atıldım” yalanın hemen çöker.

Geçen ay Devlet Bahçeli’ye övgü dolu bir mektup gönderen İmamoğlu, şimdi ise Le Monde gazetesine saçma sapan satırlar yazıyor. O zaman da aynısını yazdık. Şimdi de yazıyoruz. İmamoğlu, senin için yüzlerce genç tutuklandı. Milyonlarca insan meydanlara indi. İnsanları utandırma. Daha bir yıl geçmedi. Metanet ve sabırla yat. Sürekli çizgi eğip bükme.

Senin için yüz bin kişi Saraçhane’de toplandığında, ellerinde Türk Bayrakları ve Atatürk resimleri ile direnen gençler polisin işkencesiyle gözaltına alınıyordu. Tutuklanıyordu. Aynı gün, aynı şehirde Kürt faşistleri ise 1 km aşağıda valiliğin destek ve onayıyla, Apo-PKK paçavralarıyla halaylar çekiyordu.

DEM sana tuzak kurdu. Anla artık. “Tayyip’in yaptıklarının aynısını yaparsan başa geçersin, onun gibi Avrupalılara, ABD’lilere mektup yaz, Kürt falan de” diyenler var ya. Onlar sarayın ajanları. Uyan artık.

“Yok ben böyle yapacağım, belki daha hızlı çıkarım” diyorsan, o zaman git Selahattin Demirtaş gibi “Tayyip Erdoğan, Öcalan ve Devlet Bahçeli’nin sağlığına duacıyım” diye mektuplar yaz. Belki işe yarar. Ama o zaman Türk gençleri de senin için tutuklanmasın. Özgür Özel de insanları fişletmesin.

Previous Post

Fırat’ın karşı tarafında birkaç güzel gün
— Memleket gezilerinden notlar —

Next Post

Meclis’te Apo sloganlarının tek sorumlusu RTE’dir

Next Post
Meclis’te Apo sloganlarının tek sorumlusu RTE’dir

Meclis’te Apo sloganlarının tek sorumlusu RTE’dir

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.