No Result
View All Result

İsrail’le savaş senaryoları, kayyum fiyaskosunu örtmek için

Ozan PEKGÖZ by Ozan PEKGÖZ
10 Eylül 2025
in GÜNLÜK
0
İsrail’le savaş senaryoları, kayyum fiyaskosunu örtmek için

İsrail F-35’lerinin Doha’daki Hamas bürosuna yaptığı saldırının ardından AKP propaganda ağı, “savaş” temasına ağırlık vermeye başladı. Bir yandan havuz medyasının haber bültenleri ve kalemşörleri, öbür yandan sosyal medya trol yapılanması, hayal gücünü zorlayan teoriler üretmekle meşgul. Hızlarına yetişemiyoruz ama onlara göre Türk polisini tekbirler eşliğinde şehit eden katil bile İsrail ajanı (İslamcı, tarikatçı vs. olmasın da ne olursa olsun tabi…).

Herkesin aklında Gazze’nin güncelliği var ama aslında İsrail konusu, 2009’daki Davos krizinden beri AKP propagandasının en kullanışlı malzemesi. Hatta denilebilir ki; AKP’nin bir yıldır “iç cephe” diye ağzına doladığı şey, ta o zamanlardan itibaren takip ettiği bir strateji. Ama bu stratejinin, İsrail’e veya bir dış güce karşı ülkeyi sağlama alma, siyasetin tüm aktörlerini ortak bir milli amaç uğruna bir araya getirmeye hizmet ettiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Söz konusu AKP ise ideolojiyi, kutsalları ve ortak paydaları unutun. AKP’nin İsrail karşıtı söylem ve politikaları, tıpkı diğerleri gibi “iç cephede” muhalefeti etkisizleştirmeye ve Erdoğan’ı kurtarmaya yarar.

Bugün Türkiye’nin ana gündem maddesi, CHP’ye yapılan kayyum operasyonudur.

Özgür Özel ve ekibinin süreci nasıl yönettiği veya yönetemediğinden, partinin ne kadar dik durduğundan veya tabanın partisine ne kadar sahip çıktığından bağımsız olarak şu tespiti yapmak zorundayız: Erdoğan’ın planı tutmuyor, adeta elinde patlıyor.

AKP’nin kayyumu Gürsel Tekin’in o binaya binlerce polisin desteği ile girmek zorunda kalmasını, parti binasının polis işgaline uğramasını, CHP’lilerin kendi parti binalarında polisten gördüğü şiddeti AKP, kendi tabanına bile anlatamaz halde.

Sonuçta seçimden birinci çıktığı andan itibaren teker teker beldiye başkanları içeri alınan, kayyumlar atanan, İstanbul İl Başkanlığından sonra bir de Genel Merkezine kayyum atanması gündeme gelen bir partiye mutlak butlan değil mutlak mağdur gömleği giydirmiş olursunuz.

Doha’daki saldırı, tam da bu yangının üzerine AKP’lilere bir yudum su gibi geldi.

AKP’nin Türkiye’yi asla İsrail’le savaşa sokmaya cesaret edemeyeceği gibi peşin bir hükümde bulunmayalım. Siyasal İslamcılar korkaktır ama ateşe attıkları kendi evlatları olmadıkça ve vatan dediğimiz toprağı dar-ül harp kabul ettikten sonra bu da bir “çılgın proje”dir. Dahası, kafası efsunlu her AKP’linin hayalidir, Kurtlar Vadisi izler gibi A Haber’de İsrail’le savaş izlemek.

İşte, Anamuhalefet partisinin etkisiz hale getirilmesi de bir başka çılgınlıktır. Hele söz konusu, adı Atatürk’le özdeşleşmiş CHP ise…

CHP’yi eleştiririz, yerden yere vururuz. Ayrı mesele. Ama Erdoğan da tüm siyasal İslamcılar da bilir ki CHP’yi ele geçirmeden onlara kurtuluş yok. Bunun bir yönü manevi-ideolojik kurtuluştur. Hayatları CHP düşmanlığı üzerine kuruludur. Öbür yönü ise asla boyun eğdiremedikleri yüzde elli meselesidir.

Doha’ya gelince…

İsrail’in egemenlik hakkını çiğneyerek saldırıda bulunduğu Katar’ın AKP ile çok yakın olduğu doğru. Hatta isterseniz bunu Türkiye’ye doğrudan bir tehdit olarak okumak da mümkün. Sonuçta AKP, Hamas’la da çok yakın.

Fakat…

Birincisi, Katar Türkiye’ye bir askeri üs vermiş olabilir ama ABD’ye Orta Doğu’daki en büyük askeri üssü (El Udeyd) vermiştir. İkincisi, İsrail F-35’lerine havada ikmal yapan İngiliz tankerleri, bu üsten kalkış yaptı. Üçüncüsü, Katar’ın böyle bir saldırı karşısında tepkisi son derece cılız ve formalite icabı oldu. Bu bakımdan, saldırıya yeşil ışık yakan ABD’nin Katar’ı bilgilendirip bilgilendirmemesinin bile hiçbir önemi yok. Katar, devlet gibi davranmaya çalışan zengin bir emirlik. O kadar.

Hamas liderliğinin, burada “Trump’ın barış planını müzakere” ederken hedef alındığı ise AKP’lilerin arabesk fantezisi. Hamas, 1997’den beri ABD’nin terör listesinde. Zaten ABD de saldırıyı kınamak yerine “Katar’ın egemenlik haklarını” formalite icabı önceleyen bir uyarıyla geçiştirdi.

Hal böyleyken CHP’ye de elbette iki çift lafımız olacak.

CHP’liler sanmasın ki başlarına örülen çorap, sadece AKP-MHP ikilisinin işidir. Masanın bir tarafında teröristbaşı Apo ve terör uzantısı DEM var.

Bu üçlü, Türkiye’de şeriat ilan etmek isteyebilir, Türkiye’yi bölmek isteyebilir veya Türkiye’yi savaş batağına itebilir. Ama bunun önündeki tek engel, Atatürk’tür ve O’nun Altı Ok’una bağlı milyonlardır.

Bugün Saray rejiminin kazanımı, CHP’yi siyaset yapamaz hale getirmektir. Kısmen başarmışlardır. Saray’ın daha net kazanımı ise o illegal ihanet komisyonundan çıkmadığı sürece CHP’yi “ben daha iyi uyum sağlarım” diyen iki kliğin kayıkçı kavgasında boğmaktır.

AKP’nin İstanbul’daki mayın eşeği, göreceği tepkiyi gördü. Partiyi değil, polis marifetiyle bir adet beton binayı işgal edebildi. Bir sonraki mayın eşeği Ankara’da sahaya sürüldüğünde oluşacak tepkiyi tahmin etmek zor değil. AKP propagandasının savaş senaryolarını da…

Previous Post

Kapitalizm kendini yönetemiyor

Next Post

Enerjide birim: Kinetik Enerji

Next Post
Enerjide birim: Kinetik Enerji

Enerjide birim: Kinetik Enerji

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.