No Result
View All Result

Okullar kapanırken umut da kapanıyor…

Ahmet Buğra Öksüz by Ahmet Buğra Öksüz
24 Mayıs 2026
in GÜNLÜK
0
Okullar kapanırken umut da kapanıyor…

Bir ülke yalnızca ekonomik krizlerle çökmez…

Bir ülke; öğretmenine değer vermediğinde, gençlerin hayallerini elinden aldığında ve üniversitelerini susturduğunda çöker.

Bugün Türkiye’de eğitim sistemi, geleceği inşa eden bir yapı olmaktan çok, insanların umutlarını tüketen bir düzene dönüşmüş durumda. Resmî Gazete’de yayımlanan bir kararla birlikte bir üniversitenin kapatıldığını görmek artık kimseyi şaşırtmıyor değil mi? Çünkü yıllardır eğitim kurumları bilimle veya eğitimle değil; siyasi kararlarla, ekonomik krizlerle ve yönetim tartışmalarıyla anılıyor.

Oysa üniversiteler bir ülkenin nefes alan beynidir.

Orada fikirler doğar, özgür düşünce gelişir, gençler yalnızca meslek değil karakter kazanır. Fakat bugün gençler kampüslerde hayal kurmaktan çok gelecek korkusu yaşıyor. Diplomaların değer kaybettiği, liyakatin yerini torpillerin almaya başladığı bir sistemde eğitim; insanları yükselten değil, yoran bir maratona dönüştü.

En ağır yükü ise öğretmenler taşıyor.

Bir zamanlar toplumun en saygın mesleklerinden biri olan öğretmenlik, bugün geçim derdiyle, şiddetle ve değersizlik hissiyle mücadele ediyor. Yıllarca okuyup atanamayan öğretmenler, hayatlarını birkaç mülakat sonucuna sığdırmak zorunda bırakılıyor. Maaşı yetmeyen eğitimciler ek iş arıyor, öğrencilerine umut vermeye çalışan insanlar artık kendi geleceklerinden endişe ediyor.

Ve bu ülke, görev başında öldürülen öğretmenler gördü…

Sınıfta, okul yolunda, terör saldırılarında hayatını kaybeden eğitim emekçileri… Adları sadece birkaç gün haber bültenlerinde gazetelerde geçti ve sonra sessizlik başladı. Oysa bir öğretmenin ölümü yalnızca bir insanın ölümü değildir. Bir çocuğun rol modelinin, bir çocuğun yol göstericisinin, bir sınıfın güveninin , bir toplumun vicdanının eksilmesidir.

Bugün Türkiye’de eğitim sistemi çocuklara bilgi kadar korku da öğretiyor.

Sürekli değişen sınavlar , ezbere dayalı sistemler, baskılanan düşünceler ve umutsuz bırakılan gençler… Öğrenciler artık “Ne olmak istiyorum?” sorusunu değil “Hayatta kalabilecek miyim?” sorusunu düşünüyor.

Çünkü mesele yalnızca okul değildir.

Mesele adalettir.

Mesele fırsat eşitliğidir.

Mesele biz gençlerin emeğinin gerçekten karşılık bulup bulamayacağıdır.

Bir ülkede üniversiteler kapanıyorsa, aslında kapatılan yalnızca binalar değildir; düşünceler kapanır, umutlar kapanır, gelecek kapanır.

Ve belki de en acısı şudur:

Toplum artık bu haberlere şaşırmıyor. İnsanlar kapanan okullara, işsiz mezunlara, unutulan öğretmenlere alıştı. Çünkü sürekli aynı karanlığın içinde yaşamakta olan bir toplum, bir süre sonra ışığın nasıl göründüğünü unutuyor.

Ama eğitim çökerse yalnızca bugünü değil, yarını da kaybederiz.

Çünkü öğretmenini koruyamayan, gençlerine umut veremeyen ve üniversitelerini özgür bırakamayan hiçbir ülke gerçek anlamda güçlü olamaz.

Ve unutulmamalıdır ki; bir ülkeyi tanklar değil, cehalet yıkar. Üniversitelerin susturulduğu, öğretmenlerin yalnız bırakıldığı, gençlerin hayal kurmaktan vazgeçtiği bir yerde geriye sadece kalabalıklar kalır, toplum değil. Bugün kapatılan her okulun kapısıyla birlikte biraz daha kararan şey, bu ülkenin geleceğidir. Çünkü umut bir kez sınıflardan çıkarsa, o ülkenin sokaklarına öfke, umutsuzluk ve sessizlik hâkim olur. Ve tarih göstermiştir ki; gençliğini kaybeden milletler sonunda yönünü de kaybeder.

 

Previous Post

İnsanı düzeltirsen her şey düzelir

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.