Gumilev’den aldığımız Eski Ruslar ve Yeni Ruslar kavramları, Rus etnojenezinin aşamalarını belirtir. Yeni Ruslar dönemi Yüzüklerin Efendisi’nin İki Kule bölümünde anlatılan insanların yani “Eski Ruslar”ın, Orklar tarafından yok edilmesini ve Yeni Rusların ortaya çıkmasıdır. Bu, Oxford tarihçilerinin yaptığı bir yorumlamadır.
Bugün Ukraynalılar ve Polonyalılar, Ruslara Orklar diyor. Orklar nereden çıktı? Altınordu tarihi urukların yani orkların tarihidir. Tatarlar, Nogaylar, Arın, Barın, Şırın gibi uruklar söz konusudur. Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırın tümünü kaplayan bir halktır. Bunların Hristiyanlaşan batı kesimleri Zaporejiya Kazaklarını oluşturmuştur. Don Kazakları ise Malorus denilen bir halka dönüştü. Moskova oluşumundan sonra Kırım’ın tasfiyesinden sonra oldu. Bugün Kazak cüzlerine baktığımız zaman Küçük Cüz’de Alçın ve Nogay urukları yer alır. Orta Cüz’de Nayman, Kerey, Kongrat urukları vardır. Ulu Cüz’de ise Dulat, Uysun gibi uruklar vardır. Bu uruklar Yüzüklerin Efendisi’ndeki “eski insanlar” denilen kesimdir. Batıda Macaristan’dan Novogorod’a ve güneyde Bulgarstan’a kadar olan bütün bölgeleri işgal ederek Eski Ruslar denilen halklar Gumilev’in anlattığı biçimde tarihten silerek Yeni Rus etnojenezini başlatmıştır. Volga boyu Bulgarları, Tuna boyu Bulgarları, Ukrayna’daki Vareglerin soyundan gelen hanedanları ve Kiev’i yerle bir etmiştir. Kiev’e bağlı diğer prenslikler olan Rostov, Suzdal, Vladimir gibi prenslikler detarihten silinmiştir. Bunlar da Yüzüklerin Efendisi’ndeki Orta İnsanlara karşılık gelir. Burada da Orklar oluşmuştur. Bu, Batu Han’ın Büyük Tatar akınını temsil ettiği gibi Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından işgalini de temsil eder. Buradan Moskovalılar (Yeni Ruslar) ortaya çıktı. Doğuda ise Berke’nin Altınorda’sı, Şeyban Han’ın Sibir urukları – Gök Orda ve Aral bölgesinde ise Ak Orda ortaya çıktı. Burada yeni bir etnik gelişim vardır. Novogrod ile Moskova arasında yıllarca süren zıtlık bunu temsil eder. Çünkü Orklar bataklıklar nedeniyle Novogorod’u ele geçirememiş ve oradan klasik Rus yapısı kalmıştır.
Moskova, 17. yüzyılda Hollandalılarla ve İngilizlerle ilişki içinde ön plana çıkmıştır. İngiliz Çar olarak bilinen İvan, İngiliz şirketlerinin buradaki CEO’su durumundadır. Dünya sisteminin Akdeniz’den kuzeye doğru dönüşümü, Moskova’yı güçlendirmiş, Kazan’ın ve Kırım’ın düşmesine neden olmuştur.
Moskova’da Slavlık ve Ortodoksluk tezleri bu dönemde öne çıktı. Bunlar ulus olmanın temelleri olarak ortaya çıkmış, Vareglere dayanan İskandinav kökeni reddetmiştir.
Slav ve Ortodoks kimliği güney Slav ve Ortodoks bölgesi olarak Türkiye’ye kadar kendine bir alan seçer.
Slavlık ve Ortodoksluk kavramları, Ruslukla birlikte yeni bir etnos oluşturmak için kullanılmakta. Oysa Slavlık ve Ortodoksluk, yeni Rusların Ork kimliğini örtemez. Slavlaşma politikası Büyük Petro’nun Batılılaşma politikasının sonucu olarak doğmuştu. Oysa Moskovalılar, Moskoflar kökenlerinin Slav değil, Ork – Çoçi Han’ın balaları olduğunu açıkça bilirler.
Rusların kendi kökenlerinin Ork – uruklar olduğunu inkar etme ve Slav ve Ortodoks kökenli olduklarını iddia etmeleri aslında Batılılar tarafından reddedilir. Son Ukrayna Savaşı’nda bükün Batının Rusya karşıtı tavrı da bunu göstermektedir. Aynı şekilde kökenini inkar ederek Slav olduğunu iddia etme tavrı Kazan Tatarlarında “Bulgarlarda” da görülebilmektedir. Böylece Ork – Uruk kimliğinden çıkarak Batılılaşmaya çalışırlar. Ama Kazan Tatarlarından olduğu gibi Ruslarda da Batıya bu iddialarını kabul ettirmekte sorun vardır. Batı, Yeni Rusları da Slav değil Ork olarak görür.
Gerek İkinci Dünya Savaşı yorumlarında ve gerekse Cengiz Han ve Batu Han yorumlarında bu açıklıkla ortaya konulmaktadır.
Çarlıkta ve Sovyetlerde olduğu gibi günümüz Rusya’sında da iktidarda olacak kişiyi Cengiz Yasası’nın “han kötermek” kavramıyla dört uruk, dört güç belirler. Bu bölümlenme günümüzde de devam etmektedir. Defter, yasa, tamga ve yargucu kavramları Cengiz Han’dan bugünü Yeni Orkları oluşturan yapıdır. Roma’da Latince olan dilin Grekçe İncil’le Grekleşmesi gibi Moskova’da da Ortodoksluk ve onun dili Orkların Rus olarak tanımlanmasının temelini oluşturur. Din ve dil, etnik kökeni, kimliği gölgelemektedir. Ama toplumsal yapı ve örgütlenme, kökenin Batu Han’ın uruklarında olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

