Tanışalı çok olmamıştı ancak 40 yıllık arkadaş gibi samimi olmuştuk.
Ankara’daki fuarda, bana göre Türkiye’deki göçmen sorununda tek olan eserini imzalayıp bana verdiğinde çok ama çok mutlu olmuştum. Çünkü okuduğunuzda göreceksiniz ki bu kitap, hem çok cesur yazılmıştı hem de yazan kişi bedeninin her hücresinin bütün zerresine kadar Atatürkçü, solcu ve Türkçüydü.
Kemalizmin 6 ilkesinin her bir okunu benliğinde yaşayan tam bir Atatürkçüydü.
Konuşmalarımızda üniversite yıllarından beri yaptıklarını ve yaşadıklarını anlattıkça hep gözüme daha büyük göründü.
En son 2025 yılının son saatlerinde telefonla konuşmuştuk.
Maalesef 2026 yılının ilk saatlerinde hastaneye kaldırıldığını öğrendim. Ve dün toprağa verildi.
Çok genç insanın şehadetini görmüş biri olarak, bu ölüm çok erkendi Okan kardeşim.
Ruhun şad olsun.
Kavgan kavgamdır.
Rahat uyu!

