Kara Harp Okulu’nun 30 Ağustos 2024’teki mezuniyet töreninde, yeni mezun olan teğmenler son derece doğal bir şey yapmıştı. “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganını atıp aşağıdaki yemini etmişlerdi:
“Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız. Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacağız. Ne mutlu Türk’üm diyene!”
Hatırlamak, hatırlatmak ve unutmamak için tekrarladık.
Onlar, Atatürk’ün ordusuna yeni katılan genç teğmenler olarak elbette Mustafa Kemal’in askerleriydi. Ettikleri yemin de hem görevleri hem de hakları olan en temel ilkelerini tanımlıyordu. Gerçekten de bunları dile getirmelerinden daha doğal ne olabilirdi ki?
Ama AKP düzeni öyle düşünmedi. Teğmenler ihraç edildi.
Dün TSK’dan atılan teğmenlerden Ebru Eroğlu’nun açtığı iade davası da mahkeme tarafından reddedildi. Kararın gerekçesinde, teğmenlerin TSK’nın itibarına zarar verdiği iddia ediliyordu.
Evet, teğmenlerin Mustafa Kemal’in askeri olduklarını söylemesi, laikliği, demokrasiyi ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü korumak için yemin etmesi ve elbette “Ne mutlu Türk’üm diyene” demesi AKP düzenini rahatsız etmişti.
Dün mahkemeden bu karar çıktı. Önceki gün ise başta İstanbul Yenikapı Meydanı olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde PKK, gövde gösterisi yaptı. Terörist kıyafetleriyle dolaşan, Kürdistan pankartı açan, Apo sloganları atan vs. ne ararsanız vardı.
Bunların hiçbiri AKP’yi rahatsız etmedi.
Ortağı MHP’yi de…
TSK, bu olan bitenlerden itibarına zarar geldiğini, verdiği binlerce şehide saygısızlık olduğunu söylemedi.
Devleti yönetenlerden hiç kimse, devletin bu terörist gösteriden zarar gördüğü açıklamasını yapmadı.
Öyle ya, bu düzen işte Mustafa Kemal’in askerlerinden rahatsız oluyordu. Laik cumhuriyeti korumaya, ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunmaya ant içenlerden itibarına zarar geldiğini düşünüyordu.
Ve hepsinden de önemlisi “Ne mutlu Türk’üm” diyenleri tehlike olarak görüyor ve bunu da mahkemelerinin gerekçeli kararlarına kaydediyordu.
Bunlardan rahatsız olan elbette Apo sloganından, terörist gövde gösterisinden, “Kürdistan” pankartından rahatsız olmazdı.
Evet, aslında her şey tutarlıydı…
Rahat olabiliriz!

