No Result
View All Result

Türkiye’nin kırılan kalkanı

Ali Açık by Ali Açık
24 Haziran 2026
in GÜNLÜK
0
Türkiye’nin kırılan kalkanı

Bugün Orta Doğu’ya baktığımızda, İsrail’in pervasızca hareket ettiği, komşu ülkelerin parçalandığı ve bölgenin büyük bir istikrarsızlık girdabına sürüklendiği bir tablo görüyoruz. Peki bu noktaya nasıl gelindi?

Bir siyaset bilimci gözüyle baktığımda, Türkiye’nin son yirmi yılda yaptığı bazı stratejik hataların bugün yaşanan gelişmelerde önemli payı olduğunu düşünüyorum.

Bir zamanlar Türkiye’nin güney sınırında doğal ve siyasi tamponlar vardı. Suriye’de Beşşar Esad yönetimi, Irak’ta Saddam Hüseyin’in ardından oluşan devlet yapısı ve Libya’da Muammer Kaddafi’nin yönettiği düzen, her ne kadar eleştirilecek birçok yön taşısa da bölgesel dengelerin bir parçasıydı. Bu ülkelerin çökertilmesiyle ortaya çıkan otorite boşluğu, bölgeyi daha güvenli değil, daha tehlikeli hale getirdi.

Türkiye ise bu süreçlerde çoğu zaman Batı’nın ve Amerika’nın politikalarıyla aynı çizgide hareket etti. O yıllarda sıkça gündeme gelen Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) hedefleri tartışılırken, Sayın Erdoğan’ın “BOP’un eş başkanıyım” şeklindeki sözleri hafızalardan silinmiş değildir. O gün alkışlanan politikaların sonuçları bugün daha net görülmektedir.

Suriye’nin parçalanması için yürütülen politikalara verilen destek, Libya operasyonuna gösterilen onay ve Irak’taki gelişmelere karşı yeterli stratejik duruşun sergilenememesi, Türkiye’nin güvenlik kuşağını zayıflatmıştır. Sonuçta sınırlarımızın hemen ötesinde güçlü devletler değil, otorite boşlukları ortaya çıkmıştır.

Bir başka tartışmalı konu ise sınır mayınlarının kaldırılmasıdır. Yıllarca Türkiye’nin güney sınırını koruyan mayınlı alanların temizlenmesi, dönemin şartlarında farklı gerekçelerle savunulmuş olabilir. Ancak bugün milyonlarca insanın kontrolsüz biçimde sınırlarımıza yöneldiği, kaçak geçişlerin ve güvenlik sorunlarının arttığı bir dönemde, bu kararların sonuçlarını yeniden değerlendirmek zorundayız.

İsrail’in bugün bölgedeki saldırgan tutumunun arkasında yalnızca kendi askeri gücü değil, çevresindeki devletlerin zayıflatılmış olması da vardır. Güçlü Irak, güçlü Suriye ve güçlü Libya’nın var olduğu bir Ortadoğu ile bugünkü Ortadoğu aynı değildir. Bölgesel denge ortadan kalktığında, güç boşluğunu her zaman daha saldırgan aktörler doldurur.

İktidar yıllarca dış politikayı ideolojik hedeflerle yönetti. “Komşularla sıfır sorun” söylemiyle yola çıkıldı; fakat gelinen noktada Türkiye neredeyse bütün komşularıyla sorun yaşar hale geldi. Milyarlarca dolarlık ekonomik kayıplar, milyonlarca sığınmacı ve artan güvenlik riskleri ise bu yanlış tercihlerin faturası olarak milletin omuzlarına yüklendi.

Devlet yönetiminde en önemli ilke duygularla değil, jeopolitik gerçeklerle hareket etmektir. Tarih, devletlerin dostluklarla değil çıkarlarla yaşadığını defalarca göstermiştir. Bugün Ortadoğu’da yaşananlar da bunun en açık kanıtıdır.

Türkiye’nin artık geçmişin hatalarından ders çıkararak, milli çıkarlarını merkeze alan, komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü savunan ve dış güçlerin projelerine mesafeli duran bir dış politika anlayışına dönmesi gerekmektedir. Çünkü güçlü Türkiye’nin yolu, başkalarının planlarında rol almaktan değil, kendi stratejisini kendisinin belirlemesinden geçmektedir.

Ali AÇIK
Emekli akademisyen
Siyaset Bilimi uzmanı

Previous Post

Kılıçdaroğlu’nun Bülent Arınç’a değil bize özür borcu var!

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.