Birkaç gündür Kemal Kılıçdaroğlu ile Bülent Arınç arasındaki tartışma gündemde. Daha önce Kılıçdaroğlu, Arınç’ın Özgür Özel’le yaptığı iki görüşmeyi konu etmiş ve bu görüşmelerde Arınç’ın CHP’nin iç işlerine müdahale ettiğinden şikâyet etmişti. Tabii ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bir AKP’linin CHP’nin iç işlerine müdahalesinden rahatsız olması kadar saçma bir şey olamaz. Zaten AKP müdahalesiyle yeniden partinin başına gelmiş biri neden rahatsız olsun ki? Bu, işin bir boyutudur.
Şimdi Bülent Arınç da Özgür Özel’le yaptığı görüşmeler hakkında konuşuyor. Bu görüşmelerin birisinin Manisa’da iki belediye başkanının vefatı üzerine bir başsağlığı ziyareti olduğunu, diğerinde de kendisinin Özel’i davet ettiğini ama onun katılamadığını iddia ediyor. Ve ekliyor: “Kemal Kılıçdaroğlu’nun bana bir özür borcu var…”
Arınç ile Özel’in ne konuştuklarını elbette bilemeyiz. Arınç’ın sözlerine de yüzde yüz itimat etmek için ortada bir neden göremiyorum. Fakat işte ortada bir “özür borcu” meselesi var. Aslında Arınç şunu demek istiyor: “Bak, sen beni suçluyordun ama sayemizde oraya yeniden geldin. Şimdi hadi bakalım tıpış tıpış gel ve özür dile!” Evet, bu işin tek mantıklı yorumu budur. Geri kalanını ise, “iki AKP’li”nin aralarında ettikleri bir kavga bizi ne kadar ilgilendirir, diyerek yorumlamak gerekir.
Fakat şu “özür borcu” konusu önemli… Kılıçdaroğlu’nun Arınç’a değil bize, Türk halkına, muhalif seçmene özür borcu var. Sadece son dönemdeki butlancı darbe dolayısıyla değil.
Yıllar önce CHP’nin başına bir AKP operasyonuyla geldiği için ve hep yapılmaması gereken ne varsa onu yaptığı için özür dilemeli.
Yıllarca CHP’yi ve muhalif siyaseti kilitlediği için, her zaman AKP’nin kazanmasını sağladığı için özür borcu var.
CHP ile İYİ Parti arasındaki ittifak, tabandaki ulusalcı–demokrat milliyetçi ittifakının doğal sonucu olarak yol alırken Altılı Masa ucubesini icat ettiği için ve bunu kendi adaylığını dayatmaya kullandığı için özür borcu var.
Altılı Masa ile ne kadar siyaseten bitmiş AKP eskisi, İslamcı, Nurcu vb. varsa CHP’li Atatürkçü seçmenin oylarıyla bunları seçtirdiği için özür borcu var.
Sonuç olarak her yaptığı hareketle ülkenin AKP’den kurtulmasını engellediği için bizlere özür borcu var.
Şimdi şunu diyebilirsiniz: “Adam baştan itibaren kendisine verilen görevi yapmış, neden özür dilesin ki?”
Haklısınız derim. Neden özür dilesin ki?

