No Result
View All Result

Kadir İnanır, tarihe yandaş olarak geçti

Ali ÖZSOY by Ali ÖZSOY
1 Temmuz 2026
in GÜNLÜK
0
Kadir İnanır, tarihe yandaş olarak geçti

Kör ölür, badem gözlü olur demişler. Kadir İnanır, badem gözlü falan da olmadı. Kendisi için sadece AKP’lilerin ve PKK’lıların kopardığı bir yaygara var. Kimse de bu gürültüye kulak asmıyor. Türk Milleti notunu verdi. Kadir İnanır, hayatının son çeyrek yüzyılını, yani halkımız için kâbus gibi geçen AKP yıllarını saray sofralarında kir içinde tamamladı.

Cenazesine teröristbaşı Apo mesaj göndermiş. Filmin sonu ne acıklı ne mutlu. Mide bulandırıcı.

Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. Cenazesinde, kitle katliamcısı cani bir sapığın mesajı okunan biri olmak hiçbir “sanatçıya” nasip olmasın. Kimse de bize kızmasın. Kendi hayatını harcayan biri, kendisine en büyük acımasızlığı yapmış kişidir. Biz acımasız falan değiliz, olanı söylüyoruz.

Birileri masal anlatıyor. Yok “Kadir İnanır delikanlıymış” yok “Tatar Ramazanmış”. Yok “efendim aslında aslında solcuymuş da çok belli etmezmiş.” “Hatta bir gün yine RTE’nin sofrasındayken, hafif eleştirir gibi olmuş ama tam meramını da anlatamamış ama aslında içinden eleştirmek de geçmiş.”

Bunları geçin. Palavrayı kesin. Kadir İnanır tarihe yandaş olarak geçti.

O kadar! Geri kalan fasa fiso.

Üzgünüz. Böyle olmasını biz de istemezdik. Ama Kadir istedi. Örneğin Sezen Aksu da öyle geçti tarihe. Sonra çark etti. “Benim aslında o tavırlarım doğru değilmiş” dedi. Ama halkın arasına dönmeyi beceremedi. Çünkü bir kere bu isimler öyle geçti tarihe.

Yapacak bir şey yok. Belki Şener Şen gibi kurnaz olsalardı… O da gitti Saraya, ödül aldı, iftara miftara katıldı ama tam açık yandaşlık yapamadı. Veya Haluk Bilginer gibi sinsi bir yandaş olabilirlerdi.

Bunu beceremedi Kadir. Çünkü öyle kişisel zaaflardan falan öte, bildiğin RTE’ye ve teröristbaşı Apo’ya sempati duyduğu için AKPKK lağımının içine balıklama daldı.

Bir kere solcu kesinlikle değildi. AKPKK sempatizanıydı. Bu yüzden gençler Gezi’de sokaklarda katledilirken de Saraçhane’de işkenceden geçirilirken de gıkını çıkarmadı. Solcuymuş! Solculuğa hakaret mi amacınız?

AKP’nin çeyrek yüzyıllık zülüm rejiminde, her şeyini borçlu olduğu Türk halkının yanında değil açıkça halk düşmanlarının yanında olmayı tercih etti. Kendi özür dilemedi, ama öldükten sonra epey bir özürcüsü var. Efendim barış istiyormuş da o yüzden öyle mide bulandırıcı karelere girmiş. Barışa bak. RTE ve 50 bin kişinin katili Apo ile “barış” arayan birinde bir gram vicdan ve merhamet var mıdır?

Öyle lamı cimi yok. İçinde yer aldığı fotoğraflar konuşuyor zaten. Sarayda öyle bir iki iftara katılmayla da geçiştirmedi acizliğini. “Akil adam” denen rezil tiplerin doğrudan içindeydi. Ayrıca en faallerinden biriydi. Murat Belge, Yılmaz Erdoğan, Kadir İnanır, Hatemi, matemi, bilmem ne…

Türk halkı nasıl hatırlıyor şu anda bu akil “adamları”? Yedi yüz tane askerimiz hendeklerde şehit oldu. Yüzlerce, binlerce insan PKK’nın patlattığı bombalarla katledildi. Kızılay’da, Dolmabahçe’de katledilen gençlerimizin, yurttaşlarımızın kanı var hepsinin elinde.

RTE “valilerim yanlış anlamış süreci” deyip işin içinden sıyrıldı. “Delikanlı” Kadir’den samimi bir özrü bırak, öylesine bir bahane bile duymadık.

Bitmiş terörü “akil adamdır”, “açılımıdır”, bilmem nedir diye canlandırıp yurttaşlarımızı katlettirdiniz. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi elinizin kanlı kiriyle köşenize çekildiniz.

Biz, Kadir İnanır’ı filmlerindeki karakterleriyle falan değil, Saraydaki fotolarıyla, Tayyip’e ve teröristbaşı Apo’ya övgüleriyle hatırlayacağız.

Çok iyi bir halt yemiş gibi Kadir İnanır, “akil adam” rezaleti için “Öcalan önerdi, Erdoğan uyguladı” demişti sırıtarak. Mesela bu rezilliğiyle de anacağız.

“Efendim, ölenin ardından konuşulmazmış.” O zaman siz de konuşup, yere göğe koymaya çalışmayın.

Ölenin arkasından falan da konuşmuyoruz. Biz yaşarken, ağa babası RTE ile yan yana boy gösterirken, hiç korkmadan yine konuşuyorduk. Boş yapmayı bırakın. Yineliyoruz. Kadir İnanır tarihe yandaş olarak geçti.

Allah taksiratını affetsin de demiyorum. Hiçbir şey demiyorum.

Yok “filmlerini severek izlemişiz”, bunları geçin. Hiçbir önemi yok. Türk halkının tek bir kıstası var.

Son yirmi dört yıl boyunca, AKP’nin kurduğu kokuşmuş rezil düzenin parçası oldun mu? Bir nebze bile olsa zalimlerin elini tuttun mu?

Bir tek buna bakıyoruz. Aydınıdır, sanatçısıdır, popçusudur, topçusudur… Buradaki tavrınla sınıyoruz. Tarihe öyle geçiyorsun.

Oraya, saraya gittiyse yandaştır. O kareye girdiyse notu veriliyor. Onun özrü de olmuyor. Kimi özür diledi. Bir yere özürleri de not edildi. Ama halkın gönlünden sürüldüler. Bir daha geri dönemediler.

“Delikanlı” Kadir, bunca rezilliğe ortak olmasına rağmen özür falan da dilemedi. Hatta “tekrar barış süreci başlarsa yine en öne koşarım” diyordu.

Sağlığı, ömrü yetmedi Tayyip’e daha fazla yandaşlık yapmaya, teröristbaşı Apo’yu övmeye. “Koşarak en öne” gidemedi bu sefer. İhanet safları, Sırrı’sız ve Kadir’siz kaldı bu son turda.

Tarihe Yeşilçam yakışıklısı falan olarak geçmedi. Türk milletinin not defterine, RTE ve Apo hayranı, Saray prodüksiyonlu ucuz “akil adamlar” filminin figüranı olarak geçti.

İyi bilmezdik.

Previous Post

Sohbet

Next Post

Özgür Özel’in önündeki asıl yol ayrımı: Türklük mü, “bu millet” mi?

Next Post
Özgür Özel’in önündeki asıl yol ayrımı: Türklük mü, “bu millet” mi?

Özgür Özel’in önündeki asıl yol ayrımı: Türklük mü, “bu millet” mi?

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.