Türkiye, uzunca bir süredir Amerika’dan uzaklaşıyor. Hatta artık iki ülke birbirlerine düşmanca davranıyor. Suriye’de iki ülke neredeyse savaşın eşiğine geldi.
Diğer yandan, Amerika ile arası açılan Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri iyileşiyor. Türkiye, Suriye’de Rusya ve İran ile ortak hareket ediyor.
Aynı Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü ile temas halinde, BRICS’e dahil olmaya çalışıyor, Türk Dünyası ülkeleri ile sıkı ilişkiler geliştiriyor. Venezuela’da Maduro’ya bile destek çıkıyor.
Bölgemizde İran’la, Irak’la iyi ilişkiler kuruluyor. Avrupa ile yakınlaşılıyor. Afrika’da dostluklar geliştiriliyor.
Ve kimileri şöyle düşünüyor:
Türkiye artık Avrasyacı oluyor!
Bense acaba diyorum…
Sakın oyun içinde oyun olmasın?
…
Benim gördüğüm tablo tam tersi. ABD-AB-İsrail ittifakı AKP’ye “Truva atı” misyonu verdi.
Bu misyonun iki ayağı var.
İlk ayak, BOP’un devam ettirilmesi. AKP bunun için Ortadoğu’yu içten fethetmeye çalışıyor. Elbette ABD piyonu olarak.
İkinci ayak ise, Türkiye’nin rejiminin değiştirilerek, bölünmeye karşı çıkacak devlet aygıtının çökertilmesi.
Kurulan tek adam rejimi de bunun altyapısı.
AKP’nin lideri, BOP’un eşbaşkanı olmakla övünüyordu.
…
Amerika açısından, Ortadoğu’da temel hedef Büyük
Kürdistan’ın kurulmasıdır.
Bakmayın siz AKP’nin buna karşı açıklamalarına. 2002 yılından itibaren Irak’ta kurulan “ilk parça Kürdistan”ın hamisi, destekçisi kimdi?
AKP olmasa ABD bu amacı asla gerçekleştiremezdi!
Ama Irak’ta iş bitince sıra Suriye’ye geldi. Suriye’de ise bir Kürt devleti kurma görevi PKK/YPG’ye verilmişti. Ve o PKK/YPG’nin de hamisi AKP’ydi. Salih Müslim’in kırmızı pasaportu Türk devletinindi.
Peki Türkiye, neden YPG’yi desteklemedi?
Ya da Irak’ta olduğu gibi buradaki Kürt devletçiğine destek vermedi?
Soru basit ama cevap karmaşık!
…
AKP -ve elbette ABD- Irak Kürdistanı’ndan sonra,
Türkiye’de ikinci bir Kürdistan kurmak için plan yaptılar.
Bu planları uygulamaya soktular. “Kürt Açılımı” dönemi başladı.
Apo “Sayın”, şehitler “kelle”, TSK “terör örgütü”, Genelkurmay Başkanı “terörist” ilan edildi.
Ama bu politika AKP’nin sonunu hazırladı. 2009’da başlayan milliyetçi yükseliş Amerikan karşıtlığını da tetikledi. 2015 Haziran’ına gelindiğinde AKP seçimleri kaybetmişti.
AKP’nin iktidardan düşmesi demek, hem Kürt açılımının durması hem Irak Kürt devletçiğinin desteksiz kalması hem de BOP’un Türkiye ayağının çökmesi demekti!
İşte tam o sırada ABD “B Planı”nı devreye soktu.
Ve “yerli ve milli” AKP devreye girdi.
2015 sonrası dönemde, ABD Büyük Kürdistan için planını güncelledi. Suriye öne çıktı, Türkiye geri plana atıldı. Yani “ikinci parça” Suriye olacaktı.
Elbette bundan sonra da sıra “üçüncü parça”ya yani Türkiye gelecekti!
…
Bu planın işlemesi için Türk Ordusu’nun ABD ile ve YPG ile ortak operasyonla Suriye’ye girmesi uygun olamazdı elbette.
Türkiye’de iktidar ortağı MHP iken, Suriye’de YPG ile kol kola girmek, inandırıcı olmazdı. Madem ki bir oyun oynanacaktı, oyuna uygun hareket edilmeliydi.
Oyun planı basitti. Türkiye sanki YPG’ye karşı imiş gibi harekete geçecek, ABD onun karşısına dikilecekti. Buna karşı güçsüz kalan Türkiye’ye Rusya el uzatacaktı.
Böylece Türkiye, sanki iki ülke arasındaki çelişkilerden yararlanıyormuş gibi yapacak, kamuoyu uyutulacaktı.
Ayrıca en önemlisi: ABD ve YPG ile birlikte Suriye’de TSK’yı operasyona sokmak imkansızdı!
Sonuçta oyun planı devreye girdi.
Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde operasyona başladı. Bu sayede rahatlatılan YPG de Rakka’ya ve Deyrizor’a gitti.
Türkiye’nin eline geçen bölgeye bakın. Orası, Türkiye’nin YPG adına ele geçirdiği ve yeniden onlara teslim edeceği bölgedir.
Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki üsleri ve kamplarına bakın.
Bu hat, size her şeyi gösterecektir.
1- İran’ın Irak’ta ve Suriye’de etki alanı sınırlanmaktadır. Ki bu sınırlamaya Rusya da göz yummakta ve destek vermektedir.
Bu haliyle operasyon hem ABD hem de Rusya desteklidir.
2- Operasyon bölgesi, Suriye’nin ve Esad’ın etki alanını sınırlamaktadır. Kurulacak bir Kürt devletçiği hem Rusya’nın hem de ABD’nin desteğini almıştır.
3- Yani, ABD-Rusya-Türkiye ortak operasyonu ile YPG Kürdistanı’nın kurulması gerçekleşmektedir.
Ama bu planın ilk ayağı olarak, “Avrasyacı”, “yerli-milli” AKP-MHP ittifak kurgusu yaratılmıştır. Suriye’de işler nihayete erince, Türkiye yeniden “Amerikancı” ve “açılımcı” olacaktır.
…
Bu oyun kime karşı peki?
Sonuçta Rusya işin içinde, o oyuna gelmez.
ABD, bizzat oyunun senaristi.
Kısacası dış dünyanın bu oyuna kandığını sanmasın kimse. Oyuna getirilen Türk milleti ve Türk devleti.
AKP-MHP ittifakının “Kürt kapanı” bu. Ama bunu sanki “kurt kapanı” gibi sunuyorlar!
Vallahi bu oltaya takılanlara gülüyorum. Çünkü aslında “oltaya takılmış” gibi yapan sözde ulusal kesimlerin de bu oyunun parçası olduğunu biliyorum. Onların rolü, bu oyunu sanki gerçekmiş gibi Türk milletine yutturmak.
Ama çok yakın bir zamanda, buzlar çözülecek!
PKK silah bırakacak.
AKP de YPG ile ittifak yapacak.
Amerika ile barışılacak.
Ve yeni “Kürt açılımı” gelecek.
O gün geldiğinde kimse “kandırıldım” demesin.
Benden uyarması.

