Ankara başta olmak üzere tüm Türkiye’de NATO gözaltı ve tutuklamaları sürüyor. NATO toplantısını “protesto etme ihtimali” görülen onlarca kişi gözaltına alındı ve bir kısmı da tutuklandı.
AKP, NATO toplantısını bahane mi ediyor? Mümkün.
NATO’ya pürüzsüz, güllük gülistanlık bir ev sahipliği mi yapmak istiyor? NATO ve ABD’ye hizmet etmek, geleneklerinin önemli bir bileşeni olduğu için bu da mümkün.
Fakat şimdi gelin olayın bir başka boyutunu düşünelim. NATO, öyle ya da böyle, şekilsel de olsa, sözde de kalsa demokrasi iddialı ülkelerden oluşan bir örgüt. Yani bu ülkelerde bir noktaya kadar muhalefet yapmak, protesto etmek, gösteri örgütlemek serbest. Muhtemelen NATO içindeki en antidemokratik ülke Türkiye’dir. Böyle bir toplantının buraya yansıması da bu şekilde oldu.
Peki, Allah korusun, ya Ankara’da yapılacak olan toplantı NATO değil de Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısı olsaydı neler olacaktı? ŞİÖ’nün önde gelen üyeleri olan Rusya ve Çin’de muhalefet yapmanın, protesto gösterisinde bulunabilmenin akıldan bile geçirilemeyeceğini göz önüne alırsak Türkiye’nin de bu çerçeveye katıldığı bir ortamın tam bir Avrasya distopyası olacağını kestirmek hiç de zor değil.
Ben, ŞİÖ toplantısı yapılan bir ülkeden gelen herhangi bir protesto haberi hatırlamıyorum. Son toplantı geçen yıl 31 Ağustos’ta Çin’de yapılmıştı. Ama orada zaten “protesto etme ihtimali” olanlar diye bir kategori bile olamaz. Çin’in teknofaşist algoritmalarına göre “iyi vatandaş” sosyal kredi puanı alamayanlar bile çoktan toplama kampına gönderilmiştir…
Yani AKP’nin NATO bahanesiyle uygulayabildiği faşizmin sınırları da yine Batı İttifakı görüntüsünü aşırı zedelemeyecek şekilde çizilmek zorunda.
Peki, ŞİÖ’de böyle sınırlar var mı?
Şöyle özetleyelim:
AKP, bir dönem heveslendiği gibi şu anda ŞİÖ’de olsaydı, Bahçeli’nin ve Perinçek’in istediği “Türkiye-Rusya-Çin ittifakı” kurulmuş olsaydı, emin olun şu an ne ben bunları yazmış olurdum, ne de siz bunları okuyor olurdunuz.
