Madımak katliamının 33. yıl dönümü. Katledilen bütün canları rahmetle anıyoruz. Aydınlar, ozanlar ve küçük çocuklar orada yobaz zihniyet tarafından yakılarak can verdiler. Hem de göz göre göre, devletin bir şey yapmamasıyla… Yobaz gruplar slogan ata ata otele doğru giderken âdeta “biz katliama gidiyoruz!” havasıyla öldürdüler güzel insanları.
Bugün haberlerden, emperyalist ABD’nin başkanı Trump’ın haftaya Ankara’ya geleceğini öğrendim. Gazetecilerin anlatımına göre polisler önlemler almaya başladı bile. Peki Madımak’ı yakmaya bağıra çağıra giden yobaz, dinci katillere niye devlet engel olmadı? Ülkelerine, demokrasilerine, geleceklerine sahip çıkmak ve kendi haklarını aramak için sokağa çıkan gençlere mi gücü yetiyor yetkililerin? Ya da grev yapan öğretmenlere mi yetiyor?
Türkiye, yıllardan beridir başta ABD olmak üzere emperyalist ve kapitalist ülkelerin esiri yapılmaya çalışılıyor. Başardılar da! Deniz Gezmiş önderliğinde devrimci gençler, ABD’nin karşısına çıktılar, sonra da idam edildiler! Özellikle 12 Eylül darbesinden sonra Türk solu yok edilmeye çalışıldı ve bununla birlikte sağ ve sağcılık hep yüceltildi, yüksek mevkilere getirildi.
ABD’nin esiri olmuş olan Türkiye’nin en büyük sömürü aleti dindir, dincilerdir. İşte bu yüzden “Allahu Ekber” diyen yobaz katillerin, bugün Erdoğan’ın imzasıyla serbest bırakıldığını biliyoruz. Peki haklarını arayan gençlere ve öğretmenlere de aynı karar uygulanacak mı? Madımak’ta ciğeri yanan analara, ailelere ne olacak? Onların beddualarını aldınız!
Aydınları, ozanları, türküleri ve en önemlisi gençliği yok edemezsiniz. Bir çiçeğin koparılması, baharın gelmesini engelleyemez! Gençlerin galibiyetinin ve devrimin galibiyetinin tüm Türk dünyasını saracağından kimsenin şüphesi olmasın.
