İzmir’in kurtuluşu kutlu olsun!
15 Temmuz için dizi çeken ve onu her fırsatta dillerine destan eden Erdoğan ve hükümeti, İzmir’in kurtuluşunu 15 Temmuz kadar önemsemediğini bugünü sadece sosyal medyada tebrik etmekle gösterdi.
Aslında konu bu değildir. Burada sorun sadece Erdoğan’ın neyi kutladı ya da neyi kınadığı değildir.
12 Eylül’den itibaren içi boşaltılan ve anlamsızlaştırılan fikir Atatürkçülük fikriyken, İslamcılık ve sağcılık yüceltildi. Türkiye’deki kültürel araştırma kurumları işlevsizleştirildi ya da uzmanlık alanı bambaşka kişilerin başkanlığına verildi. Bu şekilde Atatürkçülüğe en büyük zararı vermeyi planladılar. Atatürk’ü silme yolunda ilerlerken Atatürk’ün destanını da silmek için kendi destanlarını oluşturdular ve daha da komik duruma düştüler. Kendi “destanlarını” yere göre sığdıramazlarken Atatürk ile alakalı olan her şeyi öyle ya da böyle aşamalı şekilde silmek için ellerinden geleni yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar.
Bu yazıyı okuyan vatandaşlar bana, “Erdoğan sosyal medyada kutlamış işte! Kutlanıyor…” diye muhalefet edebilir ama şunu da unutmamak gerekir; Atatürk’ü pat diye silmeye çalışmıyorlar fark ettiyseniz. Yine Anıtkabir’e gidiyorlar ama andımızı kaldırıyorlar. Atatürk düşmanı Fesli deliyi ziyaret ediyorlar ama seçim zamanında yine “Gazi Mustafa Kemal” diyerek Atatürk maskesi takıyorlar. Yani şunu ifade etmek istiyorum, protokol ve tören gereği saygı duruşuna geçiyorlar ama ertesi günü cumhuriyete ihanete devam ediyorlar. Bundan dolayı Erdoğan ve çevresinin, Atatürk hakkında yaptıkları söylemleri ve paylaşımları hiç de samimi bulmuyorum.
Yukarıda verdiğim 9 Eylül ve 15 Temmuz tarihlerini de bunu daha rahat ifade edebilmek için kullandım.
Kendi bayramlarını bölümlerce dizi yapıp, başına da başkahraman ekleyerek halka destanlarını sunuyorlar kendi akıllarınca (!), 9 Eylül’ü ise sosyal medyada tebrik ediyorlar.
Yakında onu da tebrik etmezler, tam tersi lanetlerler bile… Malum, teröristlere af çıkaran bir iktidar, kim bilir daha hangi pis işin planlarını yapıyor şu anda…
