Terör örgütnün siyasi uzantısı DEM Partili heyet, yine İmralı’ya gidip örgüt liderinden talimat aldı. Devamında dün önce Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u, sonra da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etiler.
Bahçeli’nin Meclis’teki makam odasında yapılan görüşme, yarım saat ve basına kapalı gerçekleşti. Görüşme sonrası DEM’li Pervin Buldan, gazetecilerin karşısına geçip konuştu ve soruları yanıtladı.
MHP’li Bahçeli ise yanında durup sessizce bekledi. DEM’li heyet ayrılırken onlarla tokalaştı ve uğurladı ve odasına yöneldi. Bu sırada gazeteciler görüşmeye dair bir açıklaması olup olmadığını sorunca kendince güya espri yaptı: “Ben ahrazım.” Ahraz, sağır ve dilsiz demek. Yani bana soru sormayın, bilmem etmem demek istiyordu.
Son derece tutarlı, nokta atışı bir tabir bu.
MHP, gerçekten de teröriste ve terör yanlılarına ahrazdır. Bakın geçmişe, MHP’nin süt dökmüş kedi gibi sakin kaldığı birileri varsa onlar kesin Türk milletinin düşmanıdır, teröristtir, hayduttur.
Bahçeli kimin yüzünü okşuyorsa, kimi yanına çağırıp “Meclis’in renklerini” tamamlıyorsa bilin ki bölücüdür, vatan millet düşmanıdır.
Ama nerede bir savunmasız üniversite öğrencisi var; nerede Atataürkçü aydın hoca var, nerede cesur cumhuriyet savcısı var; MHP onların karşısındadır, MHP onların düşmanıdır, hatta MHP onların canını almıştır.
Bunların ahrazlığı nehir gibidir. Akar gider. Türk subaylarının hapislerde çürüyüp ölüme terk edilmesine, masum askerlerin darbeci yaftası yemesine ahrazdırlar. Ama eli kanlı ne kadar terörist varsa hepsinin salıverilmesine de gayet ahrazdırlar.
PKK sokağı ele geçirirken itidale davet eder, Türk genci elinde ay yıldızla dışarıdayken AK-Kurt olurlar.
Türk gençliğini lise sıralarında terörle tanıştıran gelenek, terör örgütüne ahraz olmasın da ne olsun? Uyuşturucu baronunun karısının karşısında herhalde el pençe olacaklar. Teröristbaşı Apo’nun mesajlarını herhalde sessiz, akıllı uslu dinleyecekler.
Sadece “Ahmet” Türk’e dost olabilirler.
Teröriste ahraz, Türk’e Ahrar’dırlar.
Tabi bu ahrazlığın kaynağı bunamadan, yaşlılıktan falan değil.
Öncelikle saygı ve hayranlıktan. Kaldı ki bu muhabbet karşılıksız da değil. Yani biraz da keyiften ve mutluluktan. Türk halkıyla değil, şehit aileleriyle değil, gâzilerimizle değil Apo’yla mutlu oluyorlar!
En büyük sebebi ise, görev bilincinden. MHP’nin görevi, tüm bu ihanet sürecinde kör olup mutedil kalmaktır…
Ne zamana kadar mı bu itidal? Tabi ki Türk sokağa çıkana kadar…

