Suriye’nin üçte birini ABD ve AKP desteğiyle işgal eden PKK, Suriye’deki yeni merkezî iktidarın birliklerinin ilerlemesiyle elindeki bölgelerin çoğunu tek kurşun atmadan boşaltıp gitti.
“100 bin askerimiz var”, “ABD bize tank verdi”, “ordumuz yürüse güneyde Şam’a, kuzeyde Diyarbakır’a gireriz”, “kadın komandolarımız tek elle yüz IŞİD’liyi avlıyor” gibi palavralarla etrafa dayılanan PKK’lılar, en küçük bir çatışmada Türkiye sınırına yığılıp, “soykırım var sınırı açın” diye yalvarmaya başladı. Ayrıca Türkiye sınırı açmazsa biz de “soykırımcı” oluyormuşuz.
Suriye’nin üçte birinin PKK kontrolüne geçmesinin sorumlusu kimdir? Güney sınırımızda bir tane Irak’ta, bir tane Suriye’de “Teröristan” kurulmasının sorumlusu kimdir? Suriye’de milyonlarca Arap ve Türkmen’in PKK’lıların etnik temizliği sonucu yerlerinden yurtlarından sürülmesinin, Türkiye’ye en az 8 milyon Suriyeli göçmenin gelmesinin sorumlusu kimdir?
ABD’nin BOP eş başkanı olarak atadığı AKP iktidarı!
Utanmaz AKP’liler, şimdi de Suriye’de PKK’nın topuklayıp kaçmasını kendi başarısı olarak sunuyor.
Peki Suriye’ye o PKK’lılar nereden girdi? Türkiye’den!
Nasıl girdi? AKP tertibiyle!
“Kobane’ye bin selam” diye PKK’lıları Türkiye üzerinden ağır silahlara Suriye’ye sokan, “bizim sayemizde Kobane kurtuldu” diye övünen kimdi? AKP Başbakanı Ahmet Davutoğlu.
Suriye’de bugün bu kadar çok terörist varsa; bunun sebebi AKP’nin izni ve tertibiyle gerçekleşen 29 Ekim 2014 tarihli utanç operasyonudur. Habur’dan Barzani ve terör flamaları ve üniformalarıyla Türkiye’ye giren binlerce terörist, AKP izni ve gözetimiyle vatan topraklarımızı çiğnedi. Sonra da Suruç ve Nusaybin üzerinden Suriye’ye intikal ettiler.
Teröristler burada ABD askerleri ile kucaklaştı. “Peşmerge” şalvarlarını çıkardılar, üstlerine PKK-YPG paçavralarını giydiler. AKP’nin izniyle İncirlik’ten kalkan ABD uçakları Suriye’deki Arap ve Türkmen köylerini, ilçelerini yerle bir ettiler. Sonra da “Rojova” diye bir isim uydurup, Salih Müslim denen bir kuklaya da Türkiye Cumhuriyeti pasaportu verdiler. Kendi elleriyle kurdukları “Teröristan”ın başına gönderdiler.
İşte bundan sonra soykırımcı Kürt faşistleri ve Evanjelist fanatiği, eski ABD askeri “gönüllülerin” yürüttüğü etnik temizlik ile, milyonlarca insan Suriye’den Türkiye’ye kaçmak zorunda kaldı. Bugün Türkiye’de bu denli büyük bir yasadışı göçmen, mülteci sorunu varsa en önemli nedeni ileride vatana ihanet davalarına konu olacak 29 Ekim 2014 operasyonudur.
Bu alçaklıklar yaşanıyorken, Birinci AKPKK Açılımı ihanetini yaşıyorduk. Birinci AKPKK Açılımında sık sık yaşadığımız bir diğer alçaklık ise AKP tarafından şımartılan bölücülerin Türk Bayraklarına saldırılarıydı. 2014 yılında sözde gösteri yapan vatan hainleri, Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı’nın içine girdiler. Bayrak direğine tırmandılar. Türk Bayrağını indirip, parçaladılar.
Bu AKP döneminde yapılan bayrağa yönelik ne ilk ne son saldırı oldu. AKP iktidara gelir gelmez önce PKK’yı diriltti, sonra “PKK ile anlaşmalıyız” söylemi geliştirdi. 2005 yılında Nevruz’u bahane eden teröristler, Mersin’de Türk Bayrağı indirip yaktı.
AKP ne yaptı? “Taş atan çocuk yasasıyla” teröristleri ödüllendirdi.
Şimdi ABD-İsrail-AKP tarafından azdırılan bu ihanet sürüleri, “5000 yıllık vatanımız” dedikleri “Rojova” için savaşmak yerine ABD’nin zırhlı araçlarını bile bırakarak üç günde tüydü. Ve şımarıklık yapabilecekleri tek yere gözlerini diktiler. Türkiye sınırına dayandılar.
Suriye’deki PKK-SDG temsilcileri, “soykırım var, TC sınırı açsın, kuzeye geçelim” derken, Türkiye’deki PKK-DEM temsilcileri, “TC sınırı açsın, Kürt gençleri güneye gidip savaşmak istiyor” diye açıklamalar yaptı.
Suriye’deki PKK’lılar Türkiye’ye kaçmak istiyor, Türkiye’deki PKK’lılar ise güya Suriye’ye geçmek derdinde. Yalana bak! Karar verin. Oraya mı gitmek istiyorsunuz, buraya mı gelmek?
Sınırın iki tarafından binlerce PKK’lı topladılar. Peki, ne yaptı bu alçaklar? Ne yapabilirler? Tek yapabildiklerini: Türk Bayrağına saldırdılar.
Ulan alçaklar, sıkıysa sizi kullanıp, köpek leşi gibi çöpe atan ABD’nin bayrağını protesto etsenize.
Aynı gün içinde AKP-MHP iktidarının yeni ortağı Kürt faşisti DEM ise TBMM Grup Toplantısını Nusaybin’de düzenledi. DEM’li faşistlerin kışkırttığı gruplar da toplantıdan sonra sınıra yürüdü Zıvanadan çıkmış azgın sürü, sınırdaki Türk Bayrağını indirdi. Yerlerde parçaladı. Binlerce kişi, bu sahneyi alkışlarla, çığlıklarla kutladı.
İkinci AKPKK Açılımı, öncekini kat kat aştı ihanet gösterilerinde. Ama Türk Bayrağına yönelik saldırı ritüeli eksik kalmıştı. Bu da oldu.
DEM açıklama yapmış. Olay provokasyonmuş. Ne provokasyonu? Herkes alkışlıyor, kudurmuş gibi çığlık atıyor. Zaten sizin kongrelerinizde de defalarca Türk Bayrağı indirildi. Yine çığlıklar attınız. Siz busunuz. Vatansız, bayraksız, imansız, ahlaksız bir ajan sürüsü. Sizin bayrağa olan düşmanlığınızı bilmeyen mi var?
Bayrağa saldırıda AKP-MHP iktidarının yeni ortağı DEM faildir. AKP-MHP ise azmettiricidir. 23 yıldır her açılım döneminde Türk Bayrağının indirilmesi, yakılması, parçalanması, ne rastlantı ne provokasyondur. Bilerek isteyerek Türk Milletinin moral gücünü kırmak için bu gösterilere göz yumuluyor. Meydanı boş gördüğü an sıradan bir Kürt şovenisti, zaten kuduz köpek gibi hemen bayrağa saldırır. Bu olay münferit değildir, planlıdır.
Bunlar o kadar hain tipler ki; açılım ortakları PKK’lılar bayraklarımızı yırtarken filmini çektiler, sonra da Gezi Direnişi sırasında “Geziciler bayrak yaktı” diye yayınladılar aynı görüntüyü. Şimdi de “Kurucu Önder” dedikleri bebek katili ile planlamış bile olabilirler bu olayı.
Aktroller, “Halep 82. ilimiz oldu” diye şaklabanlık yaparken, sınırlarımız yine delik deşik, bayraklarımız yerlerde.
AKP’lilerin çok sevdiği bir laf var: “Eski Türkiye”. Eski Türkiye dedikleri onurlu ve şerefli ülkede buna benzer bir alçaklığa bir kere yeltendiler. 14 Ağustos 1996 yılında Solomos isimli bir Rum faşisti, Kıbrıs’ta bayrak direğine tırmanmıştı. Ecelini oracıkta buldu. Bayrağa elini bile uzatamadı. İşte, bayrak böyle savunulur.
Şimdi ne askerî kışlada ne sınırda Türk Bayrağını savunan birileri var… Emir verecek komutan mı bıraktılar? Emir verse de hapse atarlar.
Bayrak vatandır. Bayrak şereftir. Bayrak bir ulusun onurudur. AKPKK Açılımı da kısaca budur. Vatanımıza, bayrağımıza, şerefimize, tüm kutsallarımıza saldırı! Tüm sorumlular hesabını çok ağır verecek.

