No Result
View All Result

Halktan uzak “halkçılar”

Ali Koray Kaya by Ali Koray Kaya
8 Eylül 2026
in GÜNLÜK
0
Halktan uzak “halkçılar”

İnsanlardan nefret edenler, insanlık adına konuşuyor. Halkın içinde yaşamayanlar, halkçılık dersi veriyor. Emekçinin yüzüne bakmayanlar, emek mücadelesinden söz ediyor. Acıyı uzaktan izleyenler ise kendilerini devrimci ilan ediyor.

Toplumculuk, kitaplardan ezberlenmiş birkaç cümleyle, sosyal medyada paylaşılan sloganlarla ya da kahve masalarında edilen büyük laflarla olmaz. Toplumculuk, insanın içine karışmaktır, yoksulun sofrasına oturmaktır, İşçinin terini görmektir, dışlananı dinlemektir ve en önemlisi halkı gerçekliğiyle kabul etmektir.

Bugün birçok insan “halk” kelimesini seviyor ama halkın kendisini sevmiyor çünkü gerçek halk kusursuz değildir. İçinde farklı düşünceler vardır, hatalar vardır, cahillik vardır, öfke vardır. Gerçek toplumcu, kendisine uzak olanı da anlamaya çalışır çünkü insanlık mücadelesi insan seçerek verilmez!

Şimdi bakıyoruz…

Kendisi gibi düşünmeyeni aşağılayanlar var. Farklı hayat yaşayan insanları küçümseyenler var. Kendi mahallesinden olmayan herkesi düşman ilan edenler var. Sonra dönüp “eşitlik”, “özgürlük”, “devrim” diyorlar.

Bir insan insanları sevmiyorsa, onların acısını gerçekten hissetmiyorsa, insanlık için mücadele ettiğini söyleyemez çünkü mücadele sadece slogan atmak değildir. Mücadele, kibri yenmektir, insanları araç olarak görmemektir yani kendini üstün görmemektir. Gerçek mücadele, insanın önce kendi içindeki duvarları yıkmasıyla başlar.

Bugün en çok bağıranların çoğu, en az bedel ödeyenler çünkü seyretmek kolaydır. Uzaktan konuşmak kolaydır. Güvenli alanlardan “direniş” anlatmak kolaydır. Bir ekranın arkasında öfke kusup sonra hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam etmek kolaydır ama mücadele kolay değildir.

Mücadele: risk almaktır, yalnız kalmaktır, dışlanmaktır ve kaybetmeyi göze almaktır!

Bazen susturulmak, bazen yanlış anlaşılmak, bazen de en yakınındakiler tarafından terk edilmektir. Seyredenler mücadele edemez. Mücadele tribünden yapılan bir yorum değildir, hayatın tam ortasına inmektir.

Bugün birçok kişi devrimci kimliğini bir kişilik süsü gibi taşıyor. Anti-emperyalizmi bir moda cümlesine çevirmiş durumdalar. Herkes sistem karşıtı olduğunu söylüyor ama kendi küçük iktidar alanlarında baskının aynısını kuruyor. Güç ellerine geçtiğinde eleştirdikleri ne varsa ona dönüşüyorlar. Yaptıkları şey ego.

Kendini ahlaki olarak üstün görmek…

Kendi grubunu “aydın”, geri kalan herkesi “cahil” ilan etmek…

İnsanları dinlemek yerine yargılamak, sürekli konuşup hiçbir şey üretmemek ve bütün bunların adına mücadele demek… Halkçılık, insanı küçümseyerek olmaz.

Devrimcilik insanlardan nefret ederek olmaz ve anti-emperyalizm sadece sloganlarla olmaz. Halkın yanında yürüyen kişidir hakiki mücadeleci. İnsanı sevmeyen birinin kuracağı hiçbir düzen özgür olmayacaktır. İnsanları sadece kendi ideolojisine hizmet ettiği kadar değerli gören herkes, bir gün baskının sert yüzünü çok acı şekilde hisseder.

Ama sorsak…

Hepsi çok insancıl, halkçı, kusursuz, devrimci…

Gerçekte ise çoğu kendi egosunun propagandasını yapıyor.

Previous Post

Ne kadar kas kütleniz varsa o kadar gençsiniz (1)

Next Post

“İç cephe” ve MİT yalanları

Next Post
“İç cephe” ve MİT yalanları

"İç cephe" ve MİT yalanları

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

imunify-bot-check