Son birkaç aydır tarikatlara ve cemaatlere yapılan operasyonlar Türkiye’nin önemli gündemi. Bu gelişmeleri en başından itibaren ele almaya çalıştık. Bundan birkaç yıl önce yaptığımız değerlendirmelerde Türkiye’nin daha önceki AKP-Fethullahçılar kavgasına benzer bir şekilde yeni bir “tarikatlar savaşına” doğru gittiğinin sinyallerinin ortaya çıktığını bu köşeden belirtmiştik.
Süleymancılara yapılan operasyonu daha ilk andan itibaren ele alırken de bu hamlenin ve bundan sonra gelmesi muhtemel yeni aşamaların, AKP’nin bu camiayı kendisine tam anlamıyla biat ettirme hamlesi anlamına geldiğini vurgulamıştık.
Hatta bu operasyonlardan birkaç ay önce Cübbeli Ahmet adıyla tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün Tayyip Erdoğan’la görüşmesi gibi belirtilerden yola çıkarak artık onun, AKP saflarında tam bir militan tavrıyla sahaya ineceğini ve etkili olacağını da belirtmiştik. Son günlerde Cübbeli Ahmet, tahminlerimizle tam uyumlu bir şekilde sahaya indi.
Şimdi size Cübbeli Ahmet’in Üsküdar Belediyesi’nin AKP’ye geçmesinden sonra yaptığı açıklamayı aynen aktaracağım:
“Üsküdar’ın Ak Parti’ye geri dönmesi biz millî Müslümanları feraha garketti. Allâh-u Teâlâ İstanbul’umuzun iâdesiyle sürûrumuzu itmâm eylesin. İstanbul’un kaybedilmesine sebep olanlara da müstehaklarını i’tâ eylesin. Âmîn!”
Bu ifadelerden iki önemli sonuç çıkarmak mümkün. Birincisi; Üsküdar’da yaşananlar, yakında bir şekilde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği için de yaşanabilir. Cübbeli, bunun işaretini vermiştir. İkincisi de Cübbeli “millî Müslümanlar” ifadesiyle yeni bir tanımlama yapmış, böylece kim olduğu henüz tam söylenmese de başka birilerinin “gayrı millî Müslüman” olduğunu ima etmiştir. Yani Cübbeli’nin aldığı militan AKP’li tavra katılmayan tüm tarikat ve cemaatler bu “gayrı millî” etiketini yemeye adaydır…
Cübbeli’nin söylediklerine bir de şu açıdan bakmak gerek: Üsküdar’da yaşanan süreçte o kadar insanın hakkı yenmiş, sırf belediyeye el koymak için insanlar tutuklanmış, gözaltına alınmış… Seçim, demokrasi gibi kavramlar bu anlayış için zaten önemli değil. Bunları bir kenara bırakabiliriz. Fakat yapılmadık oyun, kurulmadık tezgâh bırakılmamış ama bu tasavvuf erbabı olduğu iddia edilen şeyhin yaptığı açıklama böyle.
Asıl tespitimizin bir kere daha altını çizelim:
Bundan sonra ya bütün tarikatlar ve cemaatler Cübbeli Ahmet gibi militan AKP’li olur ya da onlar da bu tarikatlar üstü tarikata yani AKP’ye biat ettirme operasyonundan paylarını alırlar.
İzleyelim…

