No Result
View All Result

Orhan Miroğlu ve iflah olmaz Kürt şovenizmi

Ozan PEKGÖZ by Ozan PEKGÖZ
28 Ağustos 2025
in GÜNLÜK
0
Orhan Miroğlu ve iflah olmaz Kürt şovenizmi

Tarihçi İlber Ortaylı’nın kuraklık ve su savaşları ile ilgili açıklamalarında başlattığı tartışma, Kürt şovenizmini iyiden iyiye ayyuka çıkarmış oldu.

Ortaylı, Dicle – Fırat havzasında boşalmış olan köylere Uygur ve Kırgız çiftçilerin yerleştirilmesini önermişti. AKP’nin kadrolu Kürt şovenistlerinden Orhan Miroğlu ise, Ortaylı’nın önerisini şovenizmle suçlayıp fitili ateşleyen ilk kişi oldu.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Uygurlar, Kırgızlar, Ahıskalılar, Türkiye’ye yerleştirme, koruma altına alma, oturma izni verme hususlarında ayrı ayrı değerlendirilecek konulardır. Sovyet zulmünü geride bırakmış bir Gürcistan’dan, “Ahıskalıları geri almasını” söylemek yerine tıpkı Bulgaristan’ın yaptığı gibi hak ve serbesti tanımasını istemek çok daha doğrusudur.

Çin nüfuzu ile sürekli geri gönderme terörüne uğrayan Uygurlar ise bambaşka bir konu. Uygurlar, dünya üzerinde en acil, insanî felaketin muhatabı. Onlara kayıtsız şartsız hem süresiz oturma izni hem de vatandaşlık imkanı sağlanmalı, ayrıca Çin’e karşı topyekûn diplomatik baskı ve ekonomik tedbir alınmalı.

Tabi, Ortaylı’nın yaptığı öneri, esasen Türkiye’nin yaşadığı nüfus yenilenme hızı ile ilgili. Artık ölüm oranını karşılayamayan, yaşlanma eğilimini önleyemeyecek kadar düşen doğum oranlarıyla karşı karşıyayız. Nüfus aşılama, bu sorunu çözmenin yolu mudur değil midir, bu ayrı mesele. Ama biz süregiden tartışmaya eğilelim.

Ortaylı, bir tarihçi olarak, Türkiye’ye en iyi uyum sağlayacak olan Türk soyluları önermekte son derece haklı. Osmanlı’dan beri Anadolu’ya çeşitli sebeplerle gelen, mülteci, muhacir, kaçak kim varsa bunların zamanla nasıl davrandığı, ne tür olaylar yaşadığı ve yaşattığı, hepsi belli. Gelip çete olan, kucak açmış yurda bela olan veya kendini adayıp yararlı olan kim varsa…

Türk soyluların en az sorun çıkartan, en çok yurt tutan, en çok sahiplenip gönendiren, dolayısıyla en iyi uyum sağlayan kitle olması hem sabit, hem de çok normal… Bunda şaşıracak bir şey yok.

Anadolu Türklüğü, elbette farklı etnik arka planlardan çok sayıda muhtaca da kapısını açmıştır ama mesela Halepçe katliamından sonra Diyarbakır ve çevresine doluşan Kürtlerin, en azından Güneydoğu’daki bu boşalan tarım arazilerine çare olmadığı ortada.

Ama Miroğlu gibilerinin amacı üzüm yemek değil. Orhan Miroğlu’nun sosyal medyadan İlber Ortaylı’ya verdiği ilk tepki, kendi komplekslerinin tam bir dışavurumu. Diyarbakır’da turist olarak bulunan ve belli ki “mevzulardan” bihaber bir Kırgız çiftin Amedspor formasıyla çekilmiş görüntülerini paylaşıyor ve “bu topraklara kimi getirirseniz getirin, asıl sahiplerle bir intibak sorunu yaşamaz” diyor.

Türkleri şovenistlikle itham eden Kürt şovenistimiz, Diyarbakır’da Türk görmekten çok rahatsız. Ama kim gelirse gelsin, Kürtleştiririz diye kendince özgüven sergilemekten de çekinmiyor. Kürtçülerin az sayıdaki Ahıska Türkü’nü Ahlat’tan kovmak için ellerinden geleni ardına koymadığını, Van Ulupamir Kırgızlarını yıllardır sistematik olarak tehdit ve taciz ettiğini biliyoruz. Demek ki Kürt teröründen canını kurtarmanın yolu, şansınız varsa asimile olmak.

Miroğlu, devamında başka bir açıklamasında asken Türkmen olup asimile olduklarını açıklayan bir Şanlıurfalı’nın görüntülerini paylaşıyor. “Asimile için getirilen asimile oluyor” diyor. Yani Kürt ırkçılığı, belirledeği Kürt lebensraum’unda ya tam sustururuz ya kan kustururuz mesajı veriyor. Onlar her yerde Kürt kalacaktır ama hak iddia ettikleri yerde kimse kendisi kalamayıp herkes Kürtleşecektir. Belli ki onlar da ikinci sınıf Kürt olacak, “onursuz” addedilecektir. Çünkü Miroğlu, asimile olmuş Türkmen’i “ibret” vesikası gibi paylaşıyor.

Kürt şovenisti Miroğlu, gelen tepkiler üzerine yaptığı bir başka açıklamada aynı ırkçı nefreti tekrar etmekten çekinmiyor. Daha da ileri gidip “Çoğunuzun bu topraklardaki hikâyesi yüz yılı bile bulmaz” demekten de çekinmiyor. Miroğlu’nun sakladığı asıl gerçek ise, Kürtlerin güneydoğu şehirlerine göçünün 1915 sonrasında gerçekleştiği.

Miroğlu gibi şovenist ırkçıların acı içinde görmek istemediği asıl gerçek ise, ırksal bir bütünlük atfettikleri Kürtlerin Cumhuriyet tarihi boyunca nüfusu herkesten çok artmakla birlikte orta sınıflaştıkça –yani zenginleştikçe– etnik refleksleri terk edip kentlileşmesi, yani Türkleşmesi olgusu. Boğaziçi sosyolojide yana yakıla “devlet bize bakmasaydı da asimile olmasaydık” tezleri yazan komik adamlar var…

Başta belirttiğim gibi, Türkiye’ye soydaş Türklerden nüfus aşılaması yapmak elbette tartışılabilir. Fakat aşılamayı geçtim, Türkiye 10-15 yıldır gayrı Türklerden etnik bombardıman altında. Suriyeli, Afgan, Paki, ipini koparan geliyor. AKP’sinden en küçük sosyalist fraksiyonuna, Kürtçü spektrumun hiçbir renk tonunda bunlara en ufak itiraz gelmediği gibi bu kaçak göçek akını sürekli destek gördü. Bu küresel faşist projeye bir uçta muhacir, öbür uçta proleter dayanışma diyenler, Kafkas ve Balkan Türklüğünü aşağılamaktan da geri durmuyor.

Sınırların kevgire dönmesi, medeniyetsiz kitlelerin şehirlerimizi talan etmesi, halkın malına, canına, ırzına kast etmesi hep hoş görüldü. Ama ve zaman ki kırk yılın başında bir Türkmen ailesi, Türkiye’nin kapısını çalsa, tüm Kürtçü yelpaze ayağa kalkar. Türk sınırı herkese kevgir, bir tek Türkmen’e kapalıdır. Bir tek Uygur burada güvensizdir. Bir tek Kırgızlar burada fazlalıktır. Erdoğan döneminde, Bahçeli ittifakında, ve “Apo’nun önderliğinde” Türkiye, bir tek Türk’e haramdır…

Previous Post

Zihin: Hayal gücünün hacimsel uzayıdır

Next Post

Komisyondaki tiyatroyu bırak, dibinde çevrilen filme bak

Next Post
Komisyondaki tiyatroyu bırak, dibinde çevrilen filme bak

Komisyondaki tiyatroyu bırak, dibinde çevrilen filme bak

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.