No Result
View All Result

Türkiye iç politikasında dönüşüm gerekliliği:
Emperyal projeler karşısında demokratik direnç (3)

Cemil Deveci by Cemil Deveci
12 Ağustos 2025
in GÜNLÜK
0
Türkiye iç politikasında dönüşüm gerekliliği:Emperyal projeler karşısında demokratik direnç (3)

Siyasal Egemenlik Zayıflıyor,  İç İktidarlar Dış Stratejilere Ekleniyor:

Son yirmi yılda Türkiye’deki iktidarlar, ABD ve Batı’nın Ortadoğu projeleriyle zaman zaman örtüşen, zaman zaman çelişen politikalar izlediler. Ancak özellikle 2002 sonrası süreçte, “model ortaklık”, “ılımlı İslam”, “stratejik derinlik” gibi kavramlar üzerinden şekillenen dış politika; AKP iktidarı ile birlikte Türkiye’nin iç siyasi yapısını da dönüştürdü.

Merkezi bürokrasi ve dış politika kurumsallığı büyük ölçüde zayıfladı.

Ordu-sivil dengesi, Batı’nın yönlendirmesiyle yeniden kuruldu.

Yargı, medya ve eğitim kurumlarında kimlik temelli kadrolaşma süreci başladı.

Siyasal meşruiyet, halk iradesinden çok dış krediler ve Batı ile uyum üzerinden tanımlandı.

Bu gelişmeler, emperyal projelere dirençli devlet aygıtının parçalanmasına ve iç yapının dış stratejilere daha açık hâle gelmesine yol açtı.

Ancak aynı dönemde Türk toplumu içinde ciddi bir sorgulama ve direnç potansiyeli de oluştu. Gezi Direnişi, 15 Temmuz sonrası oluşan millî duyarlılık dalgası, son yıllarda yükselen ekonomik tepkiler ve haksızlığa, hukuksuz tutuklamalara, kayyumlara karşı yükselen toplumsal direnç, küresel müdahalelere ve iç iktidarın dışa bağımlı politikalarına karşı doğal reflekslerini gösterdi.

“Ulus devlet” ve “laik hukuk devleti” savunusu, toplumun farklı kesimlerinde yankı buldu.

Özellikle genç kuşakta; emperyalizme, kimlik siyasetine ve otoriterleşmeye karşı bir bilinç gelişiyor.

Yerli ama evrensel değerlere açık bir demokrasi arayışı yaygınlaşıyor.

Türkiye’nin bu emperyal projelere karşı durabilmesi için sadece dış politikada değil, içeride de gerçek bir demokratik dönüşüm yaşaması gerekiyor. Bu dönüşümün temel taşları şunlar olmalı:

Güçlü ve tarafsız kurumlar: Yargı, medya, üniversiteler ve ordu yeniden kamusal çıkar temelinde yapılandırılmalı.

Yurttaşlık bilinci: Aidiyetin mezhep, etnisite ya da lider sadakatiyle değil; eşit yurttaşlık ilkesiyle tanımlandığı bir kültür inşa edilmeli.

Siyasi partilerde iç demokrasi: Parti içi otoriter yapılar kırılmalı, lider kültü yerine kadro hareketleri öne çıkmalı.

Ekonomik bağımsızlık: Uluslararası fonlara ve sıcak paraya dayalı büyüme modeli yerine, üretim temelli, bölgesel kalkınmayı hedefleyen bir yapı kurulmalı.

Eğer Türkiye emperyal projelerin basit bir parçası değil, bölgesinde istikrar sağlayan bağımsız bir aktör olmak istiyorsa; bu sadece dış politika tercihleriyle değil, içeride inşa edilecek demokratik, eşitlikçi ve katılımcı bir cumhuriyet anlayışıyla mümkündür. Bu yeni anlayışın temeli; halk iradesinin sahici temsili, güçlü kurumlar ve eşit yurttaşlıktır.

Previous Post

Kendini sananlar ülkesi

Next Post

Sol, antiemperyalizm, Kürtçülük ve “kardeşlik”

Next Post
Sol, antiemperyalizm, Kürtçülük ve “kardeşlik”

Sol, antiemperyalizm, Kürtçülük ve “kardeşlik”

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.