No Result
View All Result

Yok öyle bir dünya

Mutlu YILMAZ by Mutlu YILMAZ
26 Eylül 2025
in GÜNLÜK
0
Yok öyle bir dünya

Birkaç gündür Türkiye’deki besleme basın, baş kovboy Trump başkanlığında Amerika Birleşik Devletleri’nde perdelenen oyunu seyrettiriyor millete.

•••

Haber değeri taşımayan hatta yağdanlığa dönmüş basın sayesinde hepten iğrenç bir hal alan bu tip buluşmalar, Türkiye’deki gibi baskıcı idareler açısından oldukça büyük bir öneme haizdir;

Meşruiyeti tartışmalı rejimlerini dış payandalarla desteklemek!

Bu tarz meşruiyet arayışları, durumu bir süre daha idare etmeye yarasa da, rejimlerin (devletleşmiş hükümetlerin) sürdürülebilirliği açısından yeterli olmadığı tarihi pratiklerle birçok kez anlaşılmıştır.

Evvela emperyalist hegemonya / imparatorluklar kendi içlerinde tutarlı olsalar bile dış siyasette zaman zaman rutin dışında çıkarak müesses nizamlarını ayakta tutmaktadırlar. Geçmişte bu böyleydi, bugün de böyledir; İnsanın olağan hali yani bencilliği ve buna bağlı saldırgan doğası değişmeyeceği için gelecekte de böyle olacak. O nedenle emperyalist güçlere dayanarak değil halkına güvenerek, dahası karşıtlarının bile güvenini ve saygısını kazanarak adaleti tesis edenler tarihin gerçek kahramanları olacaktır…

Dün Colani’nin kellesine ödül koyanlar bugün onun kürsüye çıkmasına izin veriyorsa, bu bile en güncel örnek olarak zeminin ne kadar çürük olduğunu tek başına göstermeye yeter. Aynı şekilde bugünün itibarı, yarınlarda kelleyi kurtarmanın bir garantisi de olmayacaktır.

•••

Cumhuriyet Halk Partisi’ne kumpas rejimin elinde patladı…

Her fırsatta belirtiyorum… Bu rejim Cumhuriyeti tahrip edebilir, kurumların içini boşaltabilir hatta fiilen ortadan kaldırabilir – ki bugünkü durum hemen hemen böyledir – fakat yenisini kuramaz. Çünkü öyle bir birikimleri yok. İçlerinde en iddialı olanlar dahi eksik ve yanlış bilgiler üzerine bir ideoloji inşa etmeye çalışıyor.

CHP İstanbul İl Başkanlığı seçimi sırasındaki rezalet ve Ankara Büyükşehir Belediyesi üzerinden devam eden operasyonlar rejimi daha da küçük düşürmüştür.

Bir diğer yandan rejim en başından beri kendi tarihini bile inkâr etmektedir… Milli Mücadele’ye doğrudan karşı gelememekte fakat kimlik siyaseti ve hurafeler üzerinden kurucu değerlerle sinsice bir kavgayı devam ettirmektedir. Oysa tarihi mirasını sahiplendikleri Demokrat Parti, CHP içindeki bir kadro tarafından kurulmuştu.

1946’daki kopuşun ve yeniden çok partili hayata geçişin ülke tarihi nazarında çok da hayırlara vesile olmadığını söylemeliyim; ancak eğrisi ve doğrusuyla 1946’ya kadar ne yapıldıysa hep birlikte yapıldı. Yani buradan bir Cumhuriyet eleştirisi yapılacaksa bugünkü CHP üzerinden bunu yapmak ciddi bir yanılgı hatta saptırma olacaktır. 1950’den bugüne ise CHP’nin tek başına hâkimiyet sağladığı bir dönem neredeyse pek yaşanmamıştır.

Rejim bunları bilmiyor mu?

Elbette çok iyi biliyor ama iktidar hırsı o kadar baskın ki, “Daru’l-Harb’de her yol mübahtır” gibi emperyalist bir ilkesizliğe teslim olmuştur.

İşte bu ilkesizlik onları tarihe gömecek.

Previous Post

Şefkat suçu mu?
İnsanlık ile disiplin arasında

Next Post

Trump’a pazarlanan Türkiye

Next Post
Trump’a pazarlanan Türkiye

Trump’a pazarlanan Türkiye

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.