No Result
View All Result

Şefkat suçu mu?
İnsanlık ile disiplin arasında

Espina Ayas by Espina Ayas
24 Eylül 2025
in GÜNLÜK
0
Şefkat suçu mu?İnsanlık ile disiplin arasında

Hatay’ın sıcak bir öğleden sonrası… Hudut hattında görevli bir grup asker, rutin yakıt ikmalinden dönerken köy yolunda bekleyen birkaç çocuğu fark ediyor. Çocuklar el sallıyor, “Abi su var mı?” diye sesleniyor. Askerler tankerlerinde bulunan pet şişe sulardan birkaç koli çıkarıp onlara veriyor. Hepimizin “insanlık ölmemiş” diyeceği bu manzara, birkaç gün sonra bir disiplin soruşturmasına dönüşüyor.

Verilen su miktarı, kullanılan malzeme kaydı ve “komutan izni olmadan depodan çıkarılan eşya” gerekçesiyle astsubay ve diğer askerler hakkında işlem başlatılıyor. Soruşturmanın dayanağı “emre itaatsizlik” ve “güvenlik zaafiyeti” gibi maddeler. Sadece su verdikleri için…

***

Disiplin mi, vicdan mı?

Ordular hiyerarşi, emir ve kurallarla ayakta durur. Malzeme depolarının anahtarı, her şişe suyun kaydı bile protokole tabidir.

Ama insani yardım -hele de sıcak altında susuz kalmış çocuklara su vermek- hangi prosedürle tartılabilir?

Kuralların işlevi güvenliği ve düzeni korumaktır; fakat bu işlev, insanî duyguları yok saymaya başladığında amacını aşar. Emir-komuta zinciri ile vicdan arasında kaçınılmaz bir gerilim vardır. Bir komutanın görevi yalnızca emir uygulamak değil, aynı zamanda insanlığın gerektirdiği refleksleri de korumaktır.

***

Kamu vicdanı ve kurum saygınlığı

Bugün bu ceza, sadece bir astsubayın değil, tüm kurumun imajını etkiliyor.

Halkın gözünde “asker su verdiği için mi cezalandırıldı?” sorusu, on yılların güven bağını zedeler.

Asker–sivil ilişkilerinin belki de en kıymetli yanı, halkın askere duyduğu gönül bağıdır.

Eğer iyi niyetli bir davranış bile “tehdit” olarak algılanıyorsa, toplumun orduya bakışı da soğuyabilir.

Üstelik askerler bu davranışlarıyla bölge halkıyla kurulan hassas güven köprüsünü güçlendiriyordu. Güneydoğu ve sınır bölgelerinde “askerin insani yüzü” çoğu zaman barış ve huzurun önemli bir dayanağı olmuştur. Böylesi örneklerin cezalandırılması, hem içerideki personeli hem de yerel halkı olumsuz etkiler.

***

Dünyadan örnekler

Benzer tartışmalar başka ülkelerde de yaşandı. Afganistan’da görev yapan yabancı birlikler, insani yardım dağıtırken lojistik protokollerini esnetmek zorunda kalmış; bazıları disiplin uyarısı almıştı. Ancak uzun vadede, bu küçük jestlerin sahadaki güvenliği arttırdığı, askerlerin kabulünü kolaylaştırdığı görüldü.

Yani “katı prosedür” ile “yerel halkın güveni” arasında doğru dengeyi bulmak, modern ordular için de evrensel bir mesele.

***

Ne yapılmalı?

  1. Esnek Acil Durum Maddesi: İnsanî yardım hallerini tanımlayan açık bir kural eklenmeli. Bu madde, komutan inisiyatifine bırakılarak “insani refleks”e yasal zemin sağlayabilir.
  2. Komuta Eğitimleri: Vicdani karar ile disiplin arasındaki denge üzerine düzenli seminerler verilmeli. Bu yalnızca askerler için değil, tüm kamu görevlileri için hayati.
  3. Şeffaf Değerlendirme: Ceza süreçlerinde niyet ve kamu yararı mutlaka temel kriter olmalı. “Sırf kural ihlali” otomatik cezaya dönüşmemeli.
  4. Toplumsal Katılım: Kamu vicdanını ilgilendiren disiplin kararları, en azından temel gerekçeleriyle halka açıklanmalı. Kapalı kapılar ardındaki kararlar, güvensizlik yaratır.

***

Son söz

Su vermek gibi basit bir iyilik, ülkenin en derin değerlerini sorgulattı.

Bu sadece “birkaç şişe su” değil; insanlığın, kurallar karşısında nerede durduğunun sınavıdır.

Bir ülkenin gerçek gücü, emirlerin katılığında değil, vicdanla yoğrulmuş adalet anlayışındadır.

Kurallar korunmalı ama vicdan da unutulmamalı.

İyiliği cezalandıran bir düzen, uzun vadede kendi meşruiyetini zayıflatır.

Previous Post

Yedinci boyutun getirdikleri – 1

Next Post

Yok öyle bir dünya

Next Post
Yok öyle bir dünya

Yok öyle bir dünya

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.