İsrail ile Hamas arasında başlayan çatışmanın üzerinden günler geçti. Tüm Batı, her zaman olduğu gibi İsrail’e destek çıktı. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, ABD’nin gönderdiği USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Doğu Akdeniz’e ulaştığını açıkladı.
İngiltere de boş durmuyor. Majestelerinin filosu da İsrail’e destek olmak için harekete geçti.
ABD gemisinin yola çıktığı haberi geldiğinden beri Erdoğan’dan “ABD gemisinin ne işi var orada” atarını işitiyoruz. Geçtiğimiz gün Erkan Karaarslan bu sayfada yazdı, Erdoğan’ın “burada ne işi var” dediği gemi, geçtiğimiz ay Antalya’daydı; “ABD gemisinin burada işi ne” diye sormak o zaman neden aklına gelmemişti?
Hatırlarsınız, bu gemi Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın ziyaret ettiği, gerici basının günlerce dillerinden düşürmedikleri gemiydi. Buradan anlaşılıyor ki, ABD gemisi damada PR yaparken iyi. Yani AKP’lilerin, başta Erdoğan, ABD karşıtlıkları da ABD dostlukları da işlerine geldiği gibi.
Bugün “ABD gemisinin orada ne işi var” diye atarlanmak işine geliyor. Ama Erdoğan’ın, hatta Erdoğan’ın abilerinin, üstatlarının ABD sevgisi de ABD gemisi sevgisi de epey eskidir.
Gelin hep birlikte 60’lı yılların sonuna, 68-69 yıllarına gidelim. Deniz Gezmiş ve devrimci gençlerin 6. Filo askerlerini denize döktüğü, aralarında bugün AKP’nin önemli isimlerinin de bulunduğu MTTB’lilerin ise Amerikan askerlerini korumak için devrimci gençlere saldırdıkları günlere…
24 Temmuz 1968 günü Taksim Meydanı’nda Vedat Demircioğlu’nun polis tarafından öldürülmesini protesto eden devrimci gençler, Deniz Gezmiş’in işaretiyle Dolmabahçe’ye indiler. ABD’nin ünlü 6. Filo’su Türkiye’ye gelmişti ve Amerikan askerleri Dolmabahçe’ye çıkmıştı. Deniz Gezmiş’e göre Vedat Demircioğlu’nun katili emperyalizmdi ve Amerikan emperyalizminin önemli simgelerinden 6. Filo’nun askerleri Dolmabahçe’deydi.
Devrimci gençler Deniz Gezmiş liderliğinde Dolmabahçe’ye giderken karşılarına çıkan ilk barikat, babası AP milletvekili olan Perinçek’in adamlarının kurduğu barikattı. Bu barikatı aşan devrimci gençler, Dolmabahçe’de polis barikatını da aşarak ABD askerlerini denize döktüler.
6 ay kadar sonra 6. Filo tekrar Türkiye’deydi. Devrimci gençler yine Amerikan askerlerini denize dökmeye hazırlanıyorlardı. Bu kez başlarında Deniz Gezmiş yoktu, tutukluydu.
Ancak hazırlanan sadece devrimci gençler değildi. Komünizmle Mücadele Derneği ve sağcı Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) de devrimci gençlere saldırmak için hazırlanıyordu. O dönem MTTB’nin başında, bugün AKP’nin bilinen isimlerinden biri vardı: İsmail Kahraman.
1967-69 yılları arasında MTTB’nin başkanlığını yapan Kahraman, devrimci gençlere yönelik düzenlenen saldırıların da başlıca sorumlularındandır. Kanlı Pazar’da polisle birlikte sağcı militanlar da devrimci gençlere saldırdılar ve Ali Turgut Aytaç ile Duran Erdoğan isimli iki devrimciyi katlettiler.
Yine o dönemden tarihe mal olan başka bir fotoğraf da var: Amerikan 6. Filo’sunu kıble yapıp namaz kılan sağcı-muhafazakar güruh. Bu güruh, bugün AKP’yi kuran, AKP’nin ideolojik hattını oluşturan isimlerdir.
Yani Erdoğan bize anlatmasın sahte ABD karşıtlığını. Onun geleneğinin ABD gemilerini kıble tuttuğunu biliyoruz. ABD Irak’a saldırdığında ABD askerlerinin en az kayıpla evlerine dönebilmeleri için duacı olduğunu da biliyoruz. Erdoğan’ın bu antiemperyalist, ABD karşıtı halleri hafızasız kitlesinin gözünü boyar ama biz yemeyiz.
Ha, bir de üs meselesi vardı değil mi?
Erdoğan, Suriye’de ABD üslerinin ne işi olduğunu soruyordu. Gerçi biz sorduk ama tekrar soralım: Türkiye’de ABD üslerinin ne işi var?
SİHA’mızı vuran ABD uçağı hangi üsten kalktı? Suriye’deki ABD üslerinden birinden mi, yoksa İncirlikten mi?


