No Result
View All Result

CHP kendi öz çizgisine dönmeden politika yapamaz, iktidar olamaz

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy by Prof. Dr. Şener Üşümezsoy
24 Temmuz 2025
in GÜNLÜK
0
CHP kendi öz çizgisine dönmeden politika yapamaz, iktidar olamaz

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kitleselleşen ve bütün toplumla kucaklaşan mitinglerini izliyorum. Fakat bunun eleştirel bir bakış açısıyla olduğunu tahmin etmiş olmalısınız. Kendime sorduğum ilk soru; neredeyse milli marş kadar etkili olan Onuncu Yıl Marşı’nın bu mitinglerde çalınmadığı. Marş, “Türk’üz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi”, “Türk’e durmak yaraşmaz” gibi sözlerle Türk’ün altını kuvvetle çiziyor. Bu durum, Türkçülüğün CHP’de yasaklandığını ortaya çıkarıyor. Atatürk ve Türk adının geçmediği İzmir Marşı çalınırken, Onuncu Yıl Marşı asla çalınmıyor.

Üç yıl önceki Cumhurbaşkanlığı seçimleri arifesinde, AKP’nin Hüda Par’la işbirliği HDP ile ittifakının ilk adımıdır dediğimde, büyük eleştiri almıştım. Eleştirinin kaynağı AKP’lilerdi. Bugün bu görüşlerim gerçekleşti. AKP’nin Anayasa politikasının MHP ve Dem ile birleşmekle ve Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e taşıdığı Davutoğlu ve Babacan çevresiyle ittifakla olacağını vurgulamıştım.

Bu sırada HDP’nin Demirtaş, Zana, Ahmet Türk gibi eski kadroları Kürt sorununu ancak Erdoğan çözer, diyerek AKP ile birlikteliği savunuyorlardı. Demirtaş’ın eşinin adaylığının da buna karşı İmamoğlu ile ittifakı isteyen Kandil-AB ve yeni Dem kanadı tarafından engellenmişti. Bu büyükşehirlerdeki kantonal yapılanmayı savunan tezin yansımasıydı. Kent Uzlaşması da bunu belediye listelerine yansımasıydı. Bir CHP’li bir Dem’li şeklinde listeler böyle oluştu. Artık “Kürdistan”ın Türkiye’den koparılması değil Kürt burjuvazisinin hem merkezi iktidarla, hem de belediyelerdeki muhalefetle işbirliği yaparak güçlenmesi söz konusuydu. Ben bunları tespit ettiğim sırada ortada henüz “Terörsüz Türkiye” yoktu!

Selahattin Demirtaş ise savunmasında Şeyh Sait’in manevi torunu olduğunu söyleyerek Kürt İslamcı eksende konuşuyordu. AKP – Hüda Par yakınlaşması da aynı sürecin basamağıydı. Bu yakınlaşmaya MHP de katılacaktı.

Şu durumda CHP mitingleriyle bir hız yakalamışken bu sürece muhalefet etse AKP ve MHP’den milliyetçi kadroları kendi safına çekebileceği görülmektedir.

Bugün AKP, MHP ve Dem ile destekçilerinin 400 milletvekilinin üzerine çıkması, referandumsuz anayasa değişikliği yeterli görülmemektedir. Anayasa değişikliğinden sonra yapılacak seçimde muhalefet eden bir CHP’ye olacak oy akışı da engellenmek istenmektedir. CHP’nin anayasa işleriyle ilgilenecek kadrolarının da Dem çizgisinde, CHP’ye oy kaybettirecek ve buraya Kılıçdaroğlu tarafından monte edilmiş isimler olduğu görülür. İşte, Onuncu Yıl Marşı’nı çaldırmayanlar da bunlardır. Oysaki bu marştaki çizgi, CHP’nin öz çizgisidir. CHP, kuruluşunda Türkçü, Cumhuriyetçi, laik bir yapıyken karşı cephesinde Kürtçü, İslamcı ve “demokrat-Kürt demokrat” bir yapı yer alır. Ama Kılıçdaroğlu’ndan beri CHP çizgisi ve şekli belli olmayan amorf bir yapıya doğru evrildi.

Sonuç olarak CHP mitinglerinde Brecht’ten alınmış ama arabesk şarkıya dönüştürülmüş bir “Kurtuluş yok tek başına…” marşı çalınıyor. Onuncu Yıl Marşı’nın Türkçü, Cumhuriyetçi, millet yaratma politikası ortadan kaldırılıyor. Millet içinden halklar çıkaran bir çizgiye direnilemiyor. Bu CHP böylesi bir dönemde mücadele edecek birikimde değildir… Onun yerini İyi Parti’nin ne kadar doldurabileceği, tepki oylarını ne kadar toparlayabileceği de ayrı bir sorundur.

Aslında bu yazıda belirttiğim görüşleri Türk Solu’nda son üç yıldır zaten yazmış bulunuyorum. Şimdi tekrarlamam hatırlatma amacıyladır.

Diğer yandan Dem’in masaya gelirseniz İmamoğlu serbest kalır, söylemi Özel’i sıkıştırmak içindir. Masaya gelmezse İmamoğlu’nun hapiste kalmasını sağlamakla ve kendi önünü açmakla suçlanacaktır.

Onuncu Yıl Marşı’na uygulanan sansürün benzeri Gençliğe Hitabe ve Bursa Nutku’nun da başına gelmiştir. Gençlerin ön planda olduğu mitinglerde bunların gündeme bile gelmemesi dikkat çekmelidir. Ayrıca CHP Andımız’ın okullardan kaldırılmasına dahi tepki göstermedi! Bunların içerdiği kavram ve söylemler CHP külliyatından silinmiştir. CHP bu durumunu değiştirmezse AKP’leşen bir sürece saplanacaktır ve bunun da kitleselleşme olduğunu zannetmektedir! Sadece asgari ücret, emekli sorunları, yoksulluk üzerinden politika yapılamaz. Bu yolla iktidar da olunamaz.

Previous Post

Bebek katillerine af isteyenler, çocuk katillerine de af istiyor

Next Post

Lozan sonrası Kıbrıs mücadelemiz ve hurafelere cevap

Next Post
Lozan sonrası Kıbrıs mücadelemiz ve hurafelere cevap

Lozan sonrası Kıbrıs mücadelemiz ve hurafelere cevap

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.