No Result
View All Result

Amerika’nın Beş Deniz – İran stratejisi ve savaş taktikleri

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy by Prof. Dr. Şener Üşümezsoy
10 Şubat 2026
in GÜNLÜK
0
Amerika’nın Beş Deniz – İran stratejisi ve savaş taktikleri

Amerika’nın “Beş Deniz” stratejisini belirleyen temel öge, bu denizlerin çevresinde özellikle de Basra Körfezi ve Hazar çevresindeki petrol yataklarıyla ilgilidir. Bu yatakların kontrolü için de bunları çevreleyen Karadeniz, Akdeniz-Levant ve Kızıldeniz üzerinde egemenlik kurmak istemektedir. Bu, petrollü iki denizin hinterlandındaki ülkeleri kontrol etmek anlamındadır. Haritada gördüğünüz gibi, dünya petrol ve doğalgazının dörtte üçü, bu iki denizin çevresinde yer alır. Bugün İran gündemdedir.

İran’ın büyük bir coğrafya olduğu tespitine polarize bir gözlükle bakalım. Böylece görmediğimiz bir tablo ortaya çıkar. Burada sanıldığı gibi büyük İran değil, İngilizlerin belirlediği Irak ve İran vardır. Mezopotamya, Zağros kıvrım ve petrol kuşağındaki yataklar paylaştırılmıştır. Irak-ı Arap ve Irak-ı Acem adlarıyla paylaşılmış bir alandır bu. Acem kesimini İran’a böyle verdiler.

Fakat gerçekte burası Irak coğrafyasına ait bir alandı. Kerkük çöküntü alanı, Buşehr ve Dezful alanları ile bunun yanındaki Zağros kıvrım kuşağında yataklar vardır. Bu bölge, İngilizler tarafından Irak ve İran arasında paylaştırıldı. Körfez içinde de BAE, Katar, Kuveyt bölgeleri vardır. Burada da her yatak üzerine bir şeyhlik kurulmuştur. Basra Körfezi’nin kuzeyinin cömertçe İran’a bırakılmasının arkasındaysa Anglo-İranian Oil Company vardır. İran’ı ele alan, şahlığı kuran ve Türklüğün antitezi olarak “Persliği” hortlatan da odur.

Kuzeyde Hazar ve onun Karadeniz’e doğru Kafkasya üzerinden uzanan petrol alanları ise Azerbaycan’a bırakılmıştır. Burası paylaşımda Rusya’nın payına bırakılmıştır. 1920’lerde İngilizlerle Stalin’in anlaşmasının sonucudur. Günümüzde, geçmişte yapılmış bu coğrafî bölünmenin ABD eliyle yeniden düzeltilmesi ise Bernard Lewis’in de belirttiği gibi; Irak-ı Acem bölgesindeki Dezful çöküntü alanındaki yatakları Şii Arap devletine, Kerkük bölgesi Sünni Arap devletine bırakılmıştır. Zağros Dağlarının kuzeyindeki jeolojik İran plakası ise İran’da kalır.

ABD donanmasının Körfeze gelmesi, bu stratejinin dikte edilmesi içindir. İngilizler bu alanı elinde tutamadığından, ABD, burayı beş büyük petrol şirketine vermek için İran’ın yüzde 10’u kadar olan bu Basra Körfezi’nin karadaki devamı sayılabilecek düzlükleri İran’dan alması politikasıdır. Bu düzlükler, askerî olarak savunulamayacak bir alandır. İran’da dağların engel olması, burayı kuzeyden gelerek fethedecek Cengiz Han ve Selçuklular için engel olabilirdi. Ama güneyden gelenler için bunun anlamı yoktur. Stratejik hedef de zaten sanılanın aksine bu düzlüktür.

Polarize bir gözlük takarsak balık tutan Çinli adamı görebilirsiniz. Doğalgaz ve petrol gözlüğüyle bakılınca bu durum ortaya çıkar. Aslında en büyük gaz sahası Fars sahasıdır ve İran’la Katar arasında paylaşılmış durumdadır. Katar’a yapılması planlanan operasyon da buranın Katar’a ait olan kısmının alınmasına yöneliktir. İkinci kısımda da İran gelecektir. Saddam’ın İran’la yaptığı savaşta da insanlar bu dar Dezful çöküntü alanı için ölmüştü.

Bugünkü strateji de bu alanların elde edilmesine yönelik Amerikan planıdır. Yoksa İran’ın derinliğine dalmak gibi bir amaç yoktur. Amerika açısından bu dar ve düz alana bir kara harekatı yapmak da mümkün görünüyor. Luristan ve Ahvaz bölgesi Fars değildir. Buralarda da etnik strateji oluşturulabilir. Petrolü mollalardan alıp size vereceğiz, diyebilirler. Halk da ayaklanabilir.

Benzer şekilde Kazakistan’da batıdaki Küçük Cüz’deki Nogay kabileleri pay alamadıkları için ayaklanmıştı. Burada da benzer bir durum olabilir.

Jeoloji, topografi ve etnik yapı dikkate alındığında karşımıza çıkan tablo budur.

Bu noktada Azerbaycan’ın ABD ile ittifakı beş deniz stratejisi içinde en önemli noktadır. Zengezur ile Turan’a açılan Trump Koridoru da Türkmenistan’a ve Orta Asya’ya açılacaktır. Kazakistan ve Türkmenistan’ın GKRY’yi tanıması Amerikan çizgisine yaklaşmaları anlamındadır. Denklemin diğer ucu da Arap-İsrail İbrahim Anlaşması’ndadır. İki alan, yeni Amerikan stratejisiyle birleştirilmektedir. Ortada kalan İran, ilgi alanının dışındadır. İran ancak bölünerek buna dahil edilebilir.

Gaz ve petrol sahaları haritası. (Büyütmek için tıklayın)
Previous Post

MHP’nin 57 yılı ya da milliyetçi olamamanın kısa tarihi

Next Post

Gökçe Fırat anlatıyor:
Akın Gürlek ile nasıl tanıştım?

Next Post
Gökçe Fırat anlatıyor: Akın Gürlek ile nasıl tanıştım?

Gökçe Fırat anlatıyor:
Akın Gürlek ile nasıl tanıştım?

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.