Yeni CHP Genel Başkanı Özgür Özel, göreve gelir gelmez CHP’yi SHP’lileştirme ve %10 altına gömme yönünde emin adımlarla çalışmaya başladı.
Özgür Özel, “değişim, değişim” diyerek CHP koltuğuna oturdu. Gördüğümüz kadarıyla tek vaat ettiği değişim, CHP içinde örgütlenen Kürt şovenistlerinin açık iktidarını ilan etmek.
Özel, ilk başta “Kürt yediği ayazı unutmaz”, “Herkes eşit Kürtler daha az eşit” tarzı sokak ağzı seviyesinde, buram buram etnik şovenizm kokan aşırı sağcı söylemiyle yeni “açılım”lar gerçekleştirdi. Daha sonra “Şeyh Sait’in çocukları ve torunları ile empati yapmak lazım” gibi inanılmaz bir açıklama ile Türkiye Cumhuriyeti ve Kemalizm düşmanı bölücü faşizme göz kırptı.
Ardından CHP ile İyi Parti arasındaki köprüler tamamen atıldı. Herkes bu konuyla ilgili İyi Parti’yi suçluyor ancak Özgür Özel ne tür bir teklif ile gitti bilinmiyor. Bazen öyle bir ittifak önerirsiniz ki; ittifak yapmayalım demektir bu. CHP gizli kapaklı yöntemlerle yönetilen bir parti haline geldi. Kılıçdaroğlu-Özdağ gizli protokolü utancının hesabı hâlâ vermediler. Şöyle veya böyle artık CHP ile İyi Parti arasında bir ittifak yok. Bunu da başardılar.
Nihayet Özgür Özel dün iyice rahata erdi. Milyon kez isim değiştiren, sayısız defa hakkında terör ve bölücülükten soruşturma açılmış HEDEP’e yanındaki heyet ile ziyarete gitti. Bu arada bu bukalemun partinin yeni adı DEM olmuş! Bu ziyaret vesilesiyle bunu da öğrenmiş olduk.
İki tarafın yaptığı açıklamalardan öğrendiğimize göre görüşme çok verimli geçmiş. DEM ismini alan yapı, açık ittifak yapmayı ve aynı fotoğraf karesinde görünmeyi talep etmiş. Özgür Özel de basına olumlu açıklamalar yaptı. CHP kurullarında ittifak görüşülecekmiş. Her iki parti bir daha bir araya gelecekmiş.
DEM “eşbaşkanı” Tülay Hatimoğulları’nın Özgür Özel’i takdim ederken gazetecilere “CHP’nin eşbaşkanı diyesim geldi” demesi dikkatlerden kaçmadı. Bilindiği gibi “eşbaşkanlık” denen kavram AKP-PKK ittifakı döneminde, “açılım” olarak bilinen süreçte ortaya atılmıştı.
Teröristbaşı Apo bu kavramı “demokratik cumhuriyet” adı altında ortaya attığı kanton – şehir devletleri konfederasyonu projesi çerçevesinde önermişti. AKP-MİT de onay vermişti. Kamuoyuna bir erkek bir de kadın başkan olacak gibi yansıtılan projenin, aslında bir yasal belediye başkanı bir de PKK siyasi komiseri şeklinde uygulandığı, AKP-PKK açılımı bittikten sonra yürütülen KCK soruşturmaları sonucu ortaya çıkmıştı.
Önce BDP, BDP isim değiştirdikten sonra da HDP eş başkanlık sistemine geçti. Hemen ardından da PKK güdümüne girmiş sözde sol özde etnik şovenist partilerin hepsi eş başkanlık uygulamasını benimsedi. Hatimoğulları, Özgür Özel’e eş başkan demek istediğini boşuna vurgulamıyor. Bir ideolojik hegemonya ve hatta astlık üstlük ilişkisi ima ediyor. Özgür Özel’den ise gık yok.
Bu konuyu geçen hafta da yazdım. Yazımın başlığı “Saray’ın yeni projesi: CHP-HEDEP ittifakı” idi. Abartıyorsun diyenler oldu. Hiçbir abartı yok. Az yazmışım.
CHP-DEM ittifakı projesi, Saray-MİT projesidir. HADEP, BDP, HDP, YSP, HEDEP, DEM ya da her ne saçmalıksa fark etmez. Bu adamlarla yan yana gelen halkın gözünde anında gayrimeşru, bölücülük ve terörle ilişkili ve kirlenmiş olur.
Eğer Türkiye’de siyasi intiharın en kısa tanımını yapın derseniz, yanıtımız basittir. HEDEP/DEM ile bir araya gelmek. Adamların adı bile belli değil ama ne pislik bir şey olduğunu herkes biliyor. Sadece surat ekşiten ve mide bulandıran, adı etnik-ırkçı faşist terörden başka hiçbir şey çağrıştırmayan bir yapıdır bu.
Özgür Özel’in girdiği yolun nereye çıktığı belli. SHP’nin geçmişine baksınlar. HEP ile ittifakları sonucu önce barajın altında düştüler, sonra yok oldular. Belli ki Kılıçdaroğlu’nun bitiremediği işi Özgür Özel bitirecek. İBB ve ABB’yi ne yapıp edip AKP’ye verecekler. Tabii sadece buralar değil. Adana, Mersin ve daha nice il…
CHP-DEM ittifakının Saray için ikinci büyük kazancı, Gezi’den beri en büyük tehdit olarak gördükleri, on milyonlarca seçmeni bir araya getiren Kemalist-milliyetçi-solcu muhalif bloğu bizzat CHP eliyle tasfiye etmek olacaktır.
Sarayın üçüncü büyük kazancı, yıllardır iftira olarak attıkları “muhalefet PKK’lı” söylemini, Özgür Özel sayesinde ile meşrulaştırmak olacaktır. PKK lekesi CHP’ye sıçratılacaktır.
Dördüncü büyük kazanç ise, DEM ile muhalefeti parçalayan AKP, hem Kürtçülük yapabilecek, hem PKK ile “masa altı diplomasisi” yürütebilecek, hem de muhalefeti PKK’lı olmakla suçlamaya devam edebilecek.
Özgür Özel’i uyarıyoruz. HEDEP/DEM çizgisiyle ittifak yapan her parti yok olmuştur. Yerel seçimlerde partine hezimeti mi yaşatmak istiyorsun? Eğer bunu yaparsan kimse seni Kılıçdaroğlu’ndan bile başarısız CHP Genel Başkanı olarak anmayacak. Gerçek Saray ve Beşli Çete ajanı olarak anılacaksın!

