Rusya ve Ukrayna, Türkiye ve BM arabuluculuğunda ilk defa bir anlaşma için masaya oturuyor. Bugün İstanbul’da imzalanmakta olan tahıl koridoru anlaşması ile Ukrayna limanlarında bekleyen 80 kadar gemi başta olmak üzere Ukrayna tahılının dünya pazarlarına erişiminin önü açılıyor.
Ukrayna Savaşı ile baş gösteren dünya tahıl krizi, özellikle yoksul ülkelerde açlığa sebep olma potansiyeli ile tüm dünyayı korkuttu. Ukrayna’nın Kırım’ın batı kıyılarına döşediği deniz mayınları Rusya’nın denizden işgalini engelleyen en önemli savunma unsurlarından biriydi.
Rus donanması, bir yandan Kırım ile Yılan Adası arasında yoğunlaşıp denizden seyir füzeleri gönderiyor, bir yandan da doğudaki Azak çıkışını kapatarak tahıl krizini resmen başlatmış oluyordu. Yani Rusya, sadece Ukrayna’ya “ya benimsin, ya kara toprağın” demiyordu. Dünyayı da “Ukrayna savunmasına destek olursanız aç kalırsınız” diye tehdit ediyordu. Ukrayna’daki tarlaların ateşe verilmesi, yine Rusya’nın bu tehdit siyasetinin bir uzantısı.
Rus donanması Karadeniz’de en başta amiral gemisi Moskova’yı kaybederek boyunun ölçüsünü aldı ama Karadeniz, gıda nakliyatı için halen güvenli bir ortam değil. Çünkü Rusya halen tehdit.
İşte bu gıda arzı krizinin aşılması ve Karadeniz’de güvenli koridor oluşturulması için tarafların uzlaştırılması gerekiyordu. Bunun için de BM’nin Türkiye’den arabuluculuk istemesi. Zira gemilerin uğrayacağı karşı kıyı da, geçeceği boğazlar da Türkiye’de. Dolayısıyla geçiş koridorunun koordinasyonunu sağlayacak olan merkez de İstanbul’da kurulacak.
Ukrayna krizi başladığı andan itibaren Türkiye’nin önüne serilen jeopolitik fırsatlardan biri de bu oldu. Yine de AKP’nin niyeti, bunu da içerideki tribünlere gösterip alkış toplamaktan ibaret.
İşgalin başladığı Şubat ayından beri dünya tahıl piyasasında önemli artışlar görüldü ama Türk insanının karşılaştığı gıda enflasyonu bunun çok üzerindeydi. Üstelik dünyada buğday ve mısır başta olmak üzere gıda emtia fiyatları geçtiğimiz 5 ay boyunca yaşanan yükselişlerin ardından, daha İstanbul’da imzalar bile atılmadan zaten savaş öncesi seviyelerin bile altına inmiş durumda.
Tahıl krizini aşacak imzaların atıldığı İstanbul’da daha iki hafta önce ekmeğin gramajı 210 grama düştü, fiyatı 4 liraya yükseldi. AKP medyası ise, zafer naraları atıyor. Bir büyük dünya krizi daha dünya lideri Erdoğan sayesinde çözülüyormuş.
Reis dünyayı kıtlıktan kurtarıyor, her yerde ekmeği ucuzlatıyor ama Türkiye’de hiçbir şey değişmiyor. Göreceksiniz, önümüzdeki aylarda bu da yetmeyecek, ekmeğe bir zam daha gelecek. Türkiye sayesinde dünyada tahıl ucuzlayacak, bizde pahalanacak!
Nasıl ama?
Ama işte dünya lideri tahıl krizini çözüyormuş.
Yemesi bile pahalı ama yersen…

