No Result
View All Result

İran’da tarihsel ve güncel etnojenezi emperyalistler nasıl çarpıtıyor?

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy by Prof. Dr. Şener Üşümezsoy
6 Şubat 2026
in GÜNLÜK
0
İran’da tarihsel ve güncel etnojenezi emperyalistler nasıl çarpıtıyor?

Şii Hilali olgusunu Türk Solu’nda yazdığım bir yazıyla gündeme getirmiştim. Bu, Suriye’de Esad’ın devrilmesine kadar Orta Doğu denkleminde yer aldı. Sözde İran uzmanları, burada 3 bin yıllık kesintisiz bir devlet geleneği olduğunu iddia eder. Bu ve benzeri bir yanlışlar dizisi söz konusudur. İran’ın bugünkü dinsel rejimini ele alalım.

Araplar İran’ı fethettiğinde İran, Mecusiliğe yani Zerdüştlüğe sığınmıştır, bu nedenle İslam olmadıkları ve olunca da Şia oldukları ileri sürülür. Oysa İran’ın erken dönem Şiileri Büveyhiler adını almış Deylemlilerdi ama onları da Selçuklular iktidardan indirmişti.

Bugünkü Şii rejim, Anadolu Kızılbaşlarının Şah İsmail’in çağrısıyla İran’a gitmesiyle kurdukları devletin sürecinin bir ürünüdür. Antalya bölgesinden Teke, Tokat’tan Ustaclu, Rumlu, Şamlu, Haleplu ve Musullu adlarını alan Kızılbaş Türkmenler, Osmanlıya karşı ayaklanıp İran’a göç etmiştir. Bunlar, 13. yüzyılda, İlhanlı devrinde gelmiş en saf Türkmenlerdir. Alparslan döneminde Selçuklu’yla gelenler, Abbasilerle ilişkili Hanefi Türkmenlerdir. Selçuklular, halifeliğe saldıran Deylemlileri iktidardan indirmiştir.

Osmanlı’nın bu Türkmenleri sürmesi sonucu İran’da bir Şii devleti oluştuğu savunulmaktadır. Gerçekte bu, Kızılbaş – Şamanist bir devletti. Osmanlı bu devleti yenince Şah İsmail’in yenilmezliği, Hz. Ali ile özdeşliği tartışmalı hale geldi. Böylece İran’a Tahmasp sonrası dönemde Necef’ten Şii fıkhı taşındı. Aynı dönemde Kızılbaş Türkmenler iktidardan dışlandı ve İran’da bir Türk düşmanlığı da başladı. Şia’nın İran’da egemenliği Kızılbaşlığın antitezi iken aynı zamanda Zerdüşt ruhunun bir yansıması oldu. Bu, Sasanilerin Şia adıyla geri gelişiydi. Kızılbaş Türkler de bunların baş düşmanı oldu.

İran hakkındaki tezlerden bir diğeri de Selçuklu teziydi. Selçuklulardan sonra burada İlhanlılar egemen olmuştu. Onlar ve ardılları olan Çobanoğulları 200 yıl yönetti. Sonra Timur geldi.

Bir sonraki dönemde ise Akkoyunlu egemenliği vardı. Şah İsmail’e bağlı Kızılbaş Türkmenler ise iktidarı onlardan aldı. Şah İsmail’in yenilmesinden sonra Türklük yerine Şia ve Sasanilik yeniden egemen oldu.

Bugünkü İran’da da Türk bölgeleri Şia tarafında dışlanır ve Türk düşmanlığı dominattır. Reisi’nin düşürülmesi sonrası Pezeşkiyan’ın Haydar Baba şiirini okuması resmi olarak reddedilmiştir. Nüfusça az Farsiler, Sasaniliği diriltmiştir. Oysa İran, bin yıldır Pers hakimiyetinde değildir. Etnik olarak silindiler. Gazneliler, Selçuklular, Harezmşahlar, İlhanlılar, Safeviler, Nadir Şah, Kaçarlar iktidarda olmuştu. Ancak İngilizler gelip “Siz Pers’siniz, Türklüğü nereden çıkardınız” deyince Türkistan’ın parçası olan İran’ı 3 bin yıl önceki Ahamenişlerin devamı olarak kendilerini tanımlamışlardır. Oysa onlar da İskender karşısında yenilmiş ve İran 250 yıl İskender’in haleflerinin egemenliğinde kalmıştır. Onları ancak Partlar adı verilen Turan’dan, kuzeyden gelenler çıkardı. Partlar, İran’ı çok uzun süre yönettikten sonra Sasaniler, Ahamenişlerin devamı olduklarını iddia ederek çıktılar. Mitra inançlı Partlar, Arşak hanedanıdır. Ermeni hanedanları da Part egemenliğinde gelişmiştir. Sasaniler ise Erdeşir hanedanıdır. Onlar da Arap orduları karşısında tesfiye olmuştur. Yerlerine kesintisiz olarak Türkler İran’ı yönetti ve Türk etnojenezi işledi. İran’da bugün Azerbaycan Türkleri, Kaşkaylar, Horasaniler, Türkmenler asıl etnik unsurdur. İran, Şialık ile Sasaniliği örterek egemen olmaktadırlar.

Bugün ABD Körfez’de. Herkes İran’ın kıymetli coğrafyasından bahsediyor ama burası Zağros Dağlarının güneyinde kalan, Buşehr’e uzanan Arap plakasının devamındaki petrol yatakları bölgesidir. Kuzeyi çöldür. Azerbaycan’da ise Hazar petrol yatakları vardır. Anglo-Persian petrol şirketi buraya egemen olduğundan İranlılara “Siz Fars’sınız” dayatmasını yapmıştı. Kuzeyde Ruslarla anlaştılar. Buşehr bölgesi ise İran’a verildi. Oysa ki burası da Arap bölgesidir. Buraların yeniden Şii Araplara verilmesine dair haritalar Bernard Lewis tarafından ortaya atılmıştı. ABD’nin bugünkü saldırısı da bu bölgeyi Şii Arap devletine vermek niyetindedir. Son “haydut devlet” olarak cezalandırılıp bölünmek istenmektedir. Asıl hedef rejim değiştirmek değildir. Günün politikası budur.

Anadolu Kızılbaşlığı ya da Alevilik, İran Kızılbaş Türklüğü üzerine oturur. İran Türklüğü bile yetersiz bir tanımdır çünkü İran tarihsel olarak zaten Türk’tür. İngilizler eliyle Farslar iktidara gelmiştir. Sasani Şiiliği ise bunun yansımasıdır.

Modern çağda Kaçar Türk egemenliğindeki İran, kuzeyden Ruslar ve güneyden İngilizlerce ele geçirilerek ikiye bölündü. 1500 yıllık Türk egemenliği, Farsça bilmeyen ve Kaçar subayı olan Pehlevi’ye Farsça öğretilerek bitirildi, Farslık ön plana çıkarıldı. Aynı süreçte Mezopotamya’daki Türk bölgeleri de Araplara verildi. Pehlevi hanedanını deviren olaya bir Sasani devrimi demek mümkündür. Şia böylece egemen oldu. Şimdi Şia iktidardan inerse Türk hakimiyeti ortaya çıkar. Bunu engellemek için ABD Pehlevileri geri getirmeyi düşünüyor. Bunların toplumda temeli yoktur. Buşehr ve Ahvaz’ı Araplara vermeyi planlarlar. Türkler kendi aralarındaki çelişkileri aşarsa bölgede geniş bir Türk gücü oluşacaktır.

Ahameniş devrinden bugüne bir etnisitenin ayakta kalması etnojenez bilimine aykırıdır. Türk egemenliğinde üretici güçleri ele alan Türkler, üreme gücünü de denetler ve doğan çocuklar Türk olarak yetişir. Burası bütün olarak Türkleşmiştir. İngiliz etkisi ve Fars dilinin ileri bir kültürü temsil etmesi yeniden Farslaşmaya neden olmuştur. Selçuklu – Nizamülmülk ile başlayan Farslık, kültürel olarak yaşadı. Benzeri güneydoğuda Türklerin Kürtleşmesidir. Yine Zengi, Döger, Salur boyları Suriye’de Araplaştı. Tümü de paralel süreçlerdir.

Farslık ya da Perslik, Daryüs zamanında ortadan kalktı. Helen egemenliği ya da melez iktidar, Turani Partlar tarafından yıkıldı. Bunlar İskit, Saka ve Mesagetlerle ilişkilidir. Partlar, Mitra dinini Ahuramazda dinine karşı yaymıştır. Mitracılar Anadolu’da da yayılmıştır. Ay, güneş ve yıldıza taparlar. Sasanilik tüm bunlara rağmen hortlamıştır. 1000 yıllık Türk iktidarı ise tam Türk etnojenezini getirdi.

Dünyada ilk komünist, sosyalist fikirler de Mitracılardan çıkmıştı. Sasaniler bunları da katletti. Şimdi bu dönem yok sayılıyor. İlhanlı dönemi de bugünkü İranlılar tarafından reddediliyor. Perslik, ancak Anglo-Persian şirketinin bir ürünüdür. Emperyalistler İran’a yine bu gömleği giydirmek istiyor.

İran’ın etnik ve mezhepsel analizine coğrafi ve tektonik analizi koyarsak, ABD’nin amacının büyük İran coğrafyasına operasyon amacı olmadığı da ortaya çıkar. Amaç bugün sığlaşmadan dolayı karada kalmış Dezful körfezine operasyondur. Kuzeyinde Kerkük alanı yer alır. Bu alanı İngilizler İran’a verdi. Bu alan dünya petrollerinin dörtte birine sahiptir. Zağroslarda Lurlar, Ahvaz’da ise Şii Araplar yaşar. ABD operasyonu, Dezful’u ele geçirmeyi hedefler. İran da bu nedenle tüm nükleer çalışmasını bu bölgede yapar. 12 günlük savaşta bu bölge bombalanmadı. Burada 1000 Rus teknisyen vardı.

Haritada görünen siyah çizgi Dezful’u, sarı çizgiler ise Zağros hattını gösterir. İran plakasında petrol yoktur. Ama Arap plakasının İran plakasının altına daldığı kıvrımlı kuşakta vardır. Zağros ve kuzeyi İran plakasıdır. Burada petrol bulunmaz. Bu yapılar göz önüne alınmazsa strateji kurulamaz. Askeri olaylar da büyük ihtimalle bu bölgede geçecektir.

ABD de bu bölgedeki petrolün önemini vurgulayarak, bunların sadece Arap şeyhlerine ve İran mollalarına bırakılamayacağı söylemini kullanmaktadır.

Previous Post

6 Şubat: Beton düzeni yıkıldı, halk enkaz altında kaldı

Next Post

68’den bugüne: Aynı soru, aynı düzen

Next Post
68’den bugüne: Aynı soru, aynı düzen

68’den bugüne: Aynı soru, aynı düzen

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.