Bugün Kürt ırkçılarının tarihteki herkesi Kürt yapmakta vardıkları son noktanın bir örneğini inceleyeceğiz.
Bu alanda PKK’lıları dahi geride bırakan isimlerden birisi var: İbrahim Halil Baran. Aynı zamanda uç noktada Kürt ırkçısı bir oluşum olan PAKURD’un kurucusu olan Baran, Amerikalı Kürt “tarihçi” Mehrdad Izady’nin tüm Orta Doğu tarihini “Kürt tarihi” olarak yeniden yazmaya çalışan çizgisinin Türkiye temsilcisi konumunda.
Bu çizgiye kalsa, tarih öncesinden itibaren Anadolu’dan, Mezopotamya’dan, Kafkasya’dan geçmiş tüm halklar zaten Kürt’tür. Adları Kürt, dilleri “Kürtçe” değil mi? Olsun, yine de hepsi de Kürtlerin atalarıdır. Zaten bir bilimsellik arayan kim? Mesela bunlara kalırsa antik halklardan Karduklar Kürt’tür çünkü isimleri “Kürt” kelimesini çağrıştırır. Oysa “Karduk” ile Gürcü Kartvelilerin bağlantısı daha muhtemeldir, bu halkın Kürtlerle bağlantısı konusunda hiçbir antropolojik, dilbilimsel, tarihsel, arkeolojik vb. kanıt yoktur ama kimin umurunda? Kürtlere ata lazımdır. Karduklar da bu silsileye katılmak istemiyorsa adlarını değiştirsinler!
Bu uç Kürtçülerin “İşte, bizim atamız bu olmalı!” diye yakasına yapıştığı sadece Karduklar da değildir elbette. Söz konusu coğrafî alanda tarih boyunca kurulmuş olan her krallık, daha sonra kurulmuş her beylik, her emirlik elbette Kürt’tür. Ne olacaktı ki?
Bahsettiğimiz İbrahim Halil Baran, dün X sosyal medya platformunda bir paylaşım yaptı ve bu paylaşımda yazdığı tek cümle şuydu: “Şah İsmail Kürt’tür.”
Evet, hüküm verildi, konu kapandı… Ne kadar kolay, değil mi?
Bu cümlenin altında bu beyefendinin okuduğu bir kitaptan çekilmiş bir sayfa fotoğrafı var. Burada da eski bir metin görünüyor. Bu metne bir de dipnot iliştirilmiş. Dipnot da bizi bir Facebook paylaşımına yönlendiriyor.
Buyurun size bir Facebook paylaşımı aracılığıyla Türk hükümdarı Şah İsmail’i Kürt ilan etmenin son derece bilimsel yöntemi… Önce bir sosyal medya paylaşımı yapılır. Burada kesin bir hüküm verilir. Buna kimsenin bilmediği bir görsel eklenir, ona da bir dipnot eklenerek, başka bir sosyal medya paylaşımıyla hüküm kanıtlanır!
Bu ne olduğu belirsiz metinde ne yazdığını bir kenara bırakalım. İsterse gerçekten “Şah İsmail Kürt’tür” desin. Hatta isterse bu da yetmez “Mete Han Kürt’tür, Alper Tunga Kürt’tür, Bilge Kağan da Kürt’tür” de yazsın. Bu bile karşımızdaki ırkçıları tatmin etmeyecektir.
Şimdi bu gibilere Şah İsmail’in bir Türk devleti kurduğunu, Türkçe konuştuğunu, Türkçe yazdığını, ailesinin Türk olduğunu, şeceresinin, silsilesinin ortada olduğunu ve özbeöz Türk’ten ibaret olduğunu, Şamlu, Tekelü, Afşar, Kaçar Türklerini anlatsak ne olur, anlatmasak ne olur? O tarihlerde her göçer topluluğa “Ekrad” adı verildiğini ve bugün Kürtçülerin bu ifadeyi günümüzdeki etnik anlamıyla “Kürtler” olarak çevirmeyi ve meseleyi çarpıtmayı tercih ettiklerini söylesek ne olur…
Sonuçta ortada bir dipnot ve bir Facebook paylaşımı var, değil mi? Bir Facebook paylaşımı ve koskoca Şah İsmail ve kurduğu Safevi Türk devleti bir anda Kürt oluvermiştir. Tartışma bitmiştir… Bu kadar kolay işte!
Tebrikler, İbrahim Halil Baran. Kendisine bu kutlamamızla beraber bir ricamızı da belirterek kapatalım:
Umarım en kısa zamanda dipnotla gönderme yapacak bir Facebook paylaşımı daha bulursun ve Hz. Âdem’le Hz. Havva’nın da Kürt olduğunu, son derece hassas bilimsel yöntemlerinle kanıtlarsın ve sorunu tümden ve kökten çözersin. Heyecanla bekliyoruz.
Not: Bu yazıyıla beraber, Türk Solu Başyazarı Gökçe Fırat’ın bu tip uydurmalara yanıt verdiği kitabı Türk Yurdu Anadolu: Ermeni, Yunan ve Kürt İddialarına Yanıtlar ile geçtiğimiz gün vefatının yıldönümünde andığımız sevgili ağabeyimiz Ahsen Batur’un Kürdoloji Yalanları adlı eserini anmak şarttır. İlgililere her iki eseri de mutlaka okumalarını öneririm.


